10. Ceza Dairesi

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/3473 esas ve 2011/862 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunduğu, sanığın tedbire uymadığından bahisle aynı Mahkemenin 2013/9 esas ve 2013/305 karar sayılı ilamı ile TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince ''2 yıl 6 ay hapis cezasına'' değil, 10 ay hapis cezasına hükmedildiği ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu nedenle tekerrüre esas olamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın adli sicil kaydındaki diğer sabıkalarının değerlendirilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 19/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap