19. Hukuk Dairesi 2013/5456 E. , 2013/10032 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 08.02.2007 tarihinde ... Üretici Bayilik Genel Sözleşmesi tanzim edildiğini, sözleşmenin 15.2 maddesi uyarınca 08.02.2008 tarihinde sözleşmenin teminat miktarı dışında aynı şartlarda yenilendiğini, davalının sözleşme hükümleri gereği ... markalı PVC Pencere sistemlerinin ürün ve pazarlamasını yürüttüğünü, yine sözleşme hükümleri gereği müvekkili firmanın dışında başkaca bir firmanın PVC pencere sistemlerinin üretimini ve pazarlamasını yapamayacağını, aksi takdirde davalının cezai şarta çarptırılacağının tarafların kabulünde olduğunu, davalının müvekkili ile sözleşmesi devam ederken, aynı alanda üretim yapan bir firmanın ortağı olduğunu, davalının bu hareketiyle müvekkilinin kar kaybına sebebiyet verdiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak sureti ile 50.000 USD tutarındaki cezai şartın dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari reeskont faizi ile şimdilik kaydıyla mahrum kaldığı 1.000,00 TL tutarındaki kar bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13.09.2012 tarihli oturumda kar kaybına ilişkin talepten vazgeçtiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmenin belli kısımlarının boş bırakılarak sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin küçük ölçekli bir işletme olması sebebi ile karşı çıkamadığını, sözleşme gereği müvekkilinin başka bir iş yapamamasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin başka bir firmanın ortağı olduğunun doğru olduğunu, bayilik sözleşmesinin haklı nedenlerle fesih edildiğini, sözleşme feshinden sonra da davacının müvekkilinin ortağı olduğu firmaya mal sattığını, davacının sözleşme feshi kaynaklı kar kaybının olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından fesh edildiğinin 06/05/2008 tarihinde davacıya bildirildiği,davalının 08/02/2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre davacı ile aynı işi yapan bir firma olan '' ... Pencere ve Kapı Sis. San. Ve Tic. A.Ş '' ye hisse devri yolu ile hissedar olduğu, bu hususun davalının da kabulünde olduğu, davalının, davacı ile aynı işi yapan ... Pencere ve Kapı Sis. San. ve Tic.A.Ş ye hissedar olduğu tarihte taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte olduğu, davalının taraflar arasındaki sözleşmenin 8 ve 15. maddeleri gereğince davacının cezai şart talebinde bulunabileceği, ancak cezai şartın davalının mahvına sebep olmayacak miktarda olması gerektiği gerekçesiyle ceza-i şart konusundaki davanın kısmen kabulü ile 10.000 USD ceza-i şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kar mahrumiyetine ilişkin talebin vazgeçme nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.