9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/12362 E. , 2019/18878 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 22/05/2003-30/05/2014 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, 2014 yılının mayıs ayı sonunda geçmişe dönük maaşlarını geç aldığını, en son aylık maaşını alamadığını bu nedenle iş akdini haklı olarak feshettiğini, müvekkilinin makine sorumlusu olarak saatleri belli olmadan aylık 2.250,00 TL net maaşla çalıştığını, 2014 yılının mayıs ayına kadar çalışmasına rağmen sigorta bildiriminin son yıl asgari ücretin biraz üzerinde yapıldığını, müvekkilinin mayıs ayının son haftasında geçmiş aya yönelik olarak alamadığı maaşını istemesi sonucu maaşının verilmeyeceğini öğrenmesi ile birlikte iş yerinden haklı olarak ayrıldığını, müvekkiline kıdem tazminatı ve son aya ilişkin maaşı ödenmediği gibi fazla çalışma ücretlerinin de ödenmediğini, müvekkilinin hafta içi 08:00-18:00 saatleri arasında, cumartesi günleri 08:00-16:00 saatleri arasında çalıştığını, pazar günleri de çalışması olduğunu, müvekkilinin haftada en az 60 saat çalışması bulunduğunu ayrıca haftanın en az 4 günü 21:00-22:00 saatlerine kadar çalıştığını, müvekkilinin ortalama haftalık çalışma süresinin 72 saat olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, müvekkilinin toplamda 57 gün ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, yıllık ücretli izin hakkının kullandırılmadığı gibi ücretlerinin de ödenmediğini, sair bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili firmaya ait iş yerinde uzun süredir çalışmakta iken 27/05/2014 tarihinden itibaren işe gelmemeye başladığını bu nedenle müvekkili tarafından 02/06/2014 tarihinde ihtarname gönderildiğini, 30/05/2014 tarihi itibari ile davacının iş akdini feshedildiğine dair ihtarnamenin müvekkili firmaya tebliğ edildiğini, davacının herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, maaşının SGK'ya eksik bildirilmesinin mümkün olmadığını, davacının 11 yıl müvekkili firmada çalıştığı dikkate alındığında böyle bir şeyin mümkün olmayacağının aşikar olduğunu, ülkede ve bağlı iş kolunda yaşanan bir takım sorunlar nedeni ile kimi zaman ücret ödemelerinde aksaklıklar yaşansa da ödemelerin aynı ayın içerisinde mutlaka yapıldığını, davacının iş akdini haklı sebep ile feshetmesini gerektirecek bir durum olmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, SGK kayıtlarına göre davacının 2003 yılı 3. ayından 09/01/2007 tarihleri arasında 1072224 sicil no'lu... Metal Mak. Aparat Otom. Kalıp San.Tic. A.Ş.'de, 10/01/2007-27/04/2011 tarihleri arasında 1127413 sicil numaralı ... Otomotiv San. Tic. A.Ş. de çalıştığı, gerek dava dosyasına davalı tarafça ... firması tarafından düzenlenen davacıya ait bir kısım yıllık izin talep formları, işten ayrılış bildirgesi, belirsiz süreli iş sözleşmesinin sunulması, gerek davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde davacının 11 yıl davalı iş yerinde çalıştığına ilişkin beyanda bulunulması, tanık ifadeleri ve SGK kayıtlarında belirtilen firmaların faaliyet gösterdiği iş kolunun ve adreslerinin benzer olması sebebiyle iddia edilen tarihler arasında davacının davalı iş yerinde çalıştığı kanaatine varıldığı, davacının aylık 2.250,00 TL net maaşla çalıştığını, davalı vekili maaş ödemelerinin SGK'ya eksik bildirilmediğini iddia ettiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği gibi, işçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, iş yerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiği, davacının 11 yıldır aynı iş yerinde çalışmış olması, tanık beyanlarına göre vardiya amiri ve usta unvanlarıyla çalışmış olması nazara alındığında davacının iddialarının yerinde olduğu anlaşıldığı, davalı vekili tarafından bu hususta 09/12/2015 tarihinde, müvekkili şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini beyan ettiği, 24/09/2013 tarihli ... Otomotiv Yan Sanayi Metal İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin kuruluşuna ilişkin ana sözleşmeyi sunduğu, davacının bu şirketin ortağı olduğu bu nedenle davacının işten ayrılışının istifa niteliğinde olduğu anlaşılmış, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği, davacının beyanları ve tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının yılda 49 hafta, haftanın 5 günü 08:00-18:00 saatleri arasında, cumartesi günleri ise 08:00-16:00 saatleri arasında çalıştığı, bu çalışmaları için davacının fazla çalışması bulunduğu, yıl içerisinde geri kalan 3 hafta fazla çalışmasının bulunmadığı, dosyaya sunulu iş yeri kayıtlarının tetkikinde 2014 yılı yılbaşı ve 23 Nisan bayramında çalışma yapıldığı, tanık beyanları da nazara alındığında davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, dava dosyasında T.İş Bankası'nın 19/06/2014 tarihli dekont ile davacıya 2014 yılı mayıs ayı maaşı olarak 1.075,95 TL ücret ödendiği, davacının 23/03/2015 tarihli celsede 1.100,00 TL ücretini banka vasıtasıyla aldığını, 1.150,00 TL ücret alacağı bulunduğunu beyan ettiği, elden ödenen ücretlere ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, ücretin ödendiği hususunun işverence yazılı delil ile ispatlanması gerekmekle davacının 1.150,00 TL net ücret alacağı bulunduğu anlaşıldığı, davacının çalışma süresine göre 190 gün yıllık izin kullanma hakkı elde ettiği, davalı tarafından dosyaya sunulan yıllık ücretli izin defteri fotokopisi incelendiğinde 104 gün yıllık izin kullandığı anlaşılmış, davacı 28 gün izin alacağı talep ettiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereğince 28 gün yıllık izin alacağı bulunduğu gerekçesi ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, sair taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz: Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe:
1.Dosyadaki bilgi ve belgelere ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle bilirkişi raporunda “5 gün x 9 saat = 40 saat” şeklinde yapılan hesap hatası mevcut ise de davacı vekili “bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediği, bilirkişi raporundaki kendi kendi iddiaları olan ücret miktarına göre olan hesaplamaya göre karar verilmesi” yönündeki beyan ve talebi, davacı vekilinin eldeki temyizinde, hesap hatası hakkındaki “Mahkemenin ve tarafımızın gözünden kaçmış” yönündeki beyanı karşısında bu hesap hatasının bozma nedeni yapılamayacağının anlaşılmasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Somut uyuşmazlıkta, kıdem tazminatı talebi bakımından; Davacı 30/05/2014 tarihli, 20078 yevmiye sayılı fesih ihtarında, fazla mesai ücreti, resmi ve dini bayram çalışması çalışması da dahil bir kısım işçilik hak ve alacaklarının yerine getirilmemesi nedeni ile iş aktini haklı nedenle feshettiğini belirtmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, davacının devamsızlık ettiği, davacının iddialarının gerçek olmadığı gibi açıklamalar yapmış olmakla birlikte davacının kendisinin şirket kurduğu yönünde bir açıklama getirmemiştir. Davalının 2 adet Noter ihtarında davacının kendisinin şirket kurduğuna ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır.
Davalı vekili ilk kez bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının 2 adet şirket kurduğunu ileri sürmüştür ve davacının fesih nedeni olarak ileri sürdüğü nedenlerin gerçek dışı olduğunu savunmuştur.
Davacı vekili 21/12/2015 düzenleme tarihli dilekçesi ile bu savunmaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür. Mahkeme gerekçesinde “ … davacının bu şirketin ortağı olduğu bu nedenle davacının işten ayrılışının istifa niteliğinde olduğu anlaşılmış, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekmiştir. ” yönünde açıklama mevcuttur.
Davacı vekili, davalının fesihten uzun süre öncesinden beri davacının şirketinden haberdar olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı tarafın, davacının kurduğu ileri sürülen Şirket hakkında sonradan bilgi sahibi olduğu kabul edilse dahi davalı taraf cevap dilekçesinde ya da davacının kendi kurduğu şirket nedeni ile işlerini aksattığını savunmamış, davacının davalı ile rekabete girdiğini de ileri sürmemiştir. Davalının 2 adet davacıya gönderdiği ihtarnamede de davacının çalışma süresi içinde işini aksattığı, devamsızlık ettiği gibi hususlar belirtilmemiş, dosyaya buna ilişkin işyeri kaydı da sunulmamıştır. Cevap dilekçesinde ve davalı ihtarında, davacının işe gelmemeye başladığı yani devamsızlık ettiği sürecin başlangıç tarihi olarak belirtilen 27/05/2014 tarihi, davacının fesih ihtar tarihi olan 30/05/2014 tarihinden hemen öncesi olup, davacının iş aktini feshetmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacının haklı fesih nedeni olarak ileri sürdüğü işçilik alacakları hüküm altına alınmış ve davalı tarafından temyiz yoluna başvurulmamıştır. Tüm bu hususlara göre davacının iş aktini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek kıdem tazminatı talebinin hüküm altına alınması gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır. F)