15. Ceza Dairesi

Dolandırıcılık suçundan, sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, kendisine ait bağımsız bölümü ... Emlak aracılığı ile 83.000 TL bedelle satışa çıkardığı, sanık ile katılanın alım-satım konusunda anlaştıkları, bunun üzerine katılan ve sanığın dairenin üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılması için Bor Halk Bankasına gittikleri, burada sanığın ipoteğe ait borcun katılan tarafından ödendikten sonra tapuyu devredeceğini beyan ettiği, katılanın da 14/08/2012 tarihinde söz konusu borcu bankaya ödediği, dairenin parasını da sanığa ödeyerek aralarında satış sözleşmesi yaptıkları; ancak sanığın dairenin parasını aldıktan sonra taşınmazı tanık Berna'ya sattığı, daha sonra sanığın almış olduğu paraya karşılık katılana senet verdiği ve bu senedin Bor İcra Dairesi'nin 2013/369 Esas sayılı dosyasıyla icraya konulduğu, sanığın daireyi katılana satacağını söyleyerek bankaya olan ipotek borcunu ödettirmek suretiyle haksız menfaat elde ettiği, bu surette dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda, Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunması, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, katılanın farklı tarihlerde sanığa para gönderdiğine dair dekontlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılan tarafından sanığa gönderilen paraların iade edilmediği de dikkate alınarak, sanığın en başından itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği anlaşılmakla, sanığın hileli söz ve davranışlarla katılanı aldatıp kendisinden haksız yarar sağlaması şeklinde sübut bulan eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma kapsamında kalan ve TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşülerek sanığın mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap