16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ile davalı ... AŞ arasında ... numaralı 12.06.2006-12.06.2016 tarih aralığında geçerli olmak üzere ... ... lehine hayat sigorta poliçesi akdedildiğini, müvekkil tarafından ödenen toplam prim tutarı 12.06.2016 tarihi itibariyle 14.148,00-TL olduğunu, ne var ki müvekkil tarafından ödenen toplam prim bedeli müvekkile ödenmemiş, Özel Hukuk Hükümlerine Tabi Sigortalar Kapsamında Hak Sahiplerince Aranmayan Paralar Hakkında Yönetmelik’in öngördüğü “iadeli taahhütlü mektupla bildirim”, “ilan” şartlarına uyulmaksızın mezkûr poliçenin doğan alacakları 28.06.2019 tarihinde ...’na aktarıldığını, müvekkilin ... numaralı 12.06.2006-12.06.2016 tarih aralığında geçerli poliçeden doğan alacağının faiziyle birlikte tahsili amacıyla zorunlu arabulucuya başvurulmuş, dosya anlaşamama olarak kapatıldığını, bu noktada müvekkile iadesi için gereken yasal prosedür izlenmeksizin ...na aktarılmış olan mevduatın müvekkile verilmesi için huzurdaki davanın açılması zorunlu hale geldiğini, dava dışı ... ... adına tanzim edilen ... numaralı 12.06.2006-12.06.2016 tarih aralığında geçerli hayat sigorta poliçesinden doğan 14.148,00-TL alacağın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, Hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan ödenen prim tutarına ilişkin alacağın tahsili talebine ilişkindir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı; “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Somut olayda; 6502 sayılı yasa kapsamı itibariyle taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu ve hukuki sorunun tüketici hukukunu ilgilendirdiğinden ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın Tüketici mahkemesince incelenip sonuçlandırılması gerekmekte olup görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere; davacı tüketici konumunda olup, davalı şirket ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması ve tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekli olduğundan HMK'nın 114/1-c maddesine göre; görevsizlik nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, buna ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın