22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2020/33 E. , 2020/2811 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : YÖNETİM KURULU KARAR İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, duruşmalı olarak süresi içinde Asli Müdahil vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Somut uyuşmazlık sendika yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçeli karar davacı ve davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına karşın taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulmamıştır. Bununla birlikte 30/04/2018 havale tarihli dilekçesi ile asli müdahale talep eden ... isimli dava dışı şahıs tarafından mahkeme kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Bilindiği üzere, hukukumuzda davaya müdahale (katılma) iki türlü olup; bunlar asli müdahale ve fer’i müdahale olarak adlandırılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Asli müdahale” kenar başlıklı 65 inci maddesine göre “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.”
Asli müdahalede; kısaca, iki taraf arasında devam etmekte olan bir davada, üçüncü bir kişinin o davanın konusunu oluşturan hak veya şey üzerinde kısmen veya tamamen kendisinin hak sahibi olduğunu ileri sürmesi ve bu hakkını, harcını da ödeyerek bağımsız bir davanın konusu yapmasıdır. Başka bir ifadeyle, asli müdahale talebi, bir davanın konusunu oluşturan şey veya hakkın, tamamen veya kısmen o davanın taraflarına değil, tersine müdahale talebinde bulunana ait olduğu iddiasını içerir ve bağımsız bir dava niteliğinde olması nedeniyle de harca tabidir. Bu açıklamalara göre belirtmek gerekir ki, davanın niteliği itibariyle sendika yönetim kurulu kararının iptali davalarında asli müdahale hukuken olanaklı değildir. Diğer taraftan ayrıntıları Dairemizin 2019/2816-2019/9902 E.K. sayılı ilâmında açıklandığı üzere, sendika yönetim kurulu kararının iptali davalarının, kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay ve her halde karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmektedir. Somut olayda ise iptali talep edilen sendika yönetim kurulu kararı 18/03/2015 tarihli olmasına karşın asli müdahale tarihi de 30/04/2018 olduğundan, hak düşürücü süre de geçmiş durumdadır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, somut uyuşmazlıkta asli müdahale talep eden dava dışı ... isimli şahsın, mahkeme kararını temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi ile uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE, temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/02/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.