13. Hukuk Dairesi
HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticari satım ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacak ile alacağın kısmen ipotek yolu ile tahsili nedeni ile yapılan takipte üst sınır ipoteği nedeni ile tahsil edilmeyen icra giderleri ve faizin tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; Davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 35.972,90-TL asıl alacak 13.450,00-TL icra vekalet ücreti, 5.240,00-TL icra dosya masrafı, 6.075,00-TL tahsil harcı ile 5.063,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam; 65.801,00-TL üzerinden iptaline, asıl alacak olan 35.972,90-TL' ye takip tarihinden itibaren %10.50 oranını aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takipteki diğer koşullar ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen alacağın %20' i olan 13.160,00-TL icra inkarın tazminatının, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ... " karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; 03.11.2016 tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine 35.972,90-TL asıl alacak, 11.487,67-TL 02.12.2013 ile 03.11.2016 tarihleri arasındaki asıl alacağın faizi, 14.400,00-TL icra dosyasında tahsil edilmeyen vekalet ücreti, 5.240,00-TL tahsil edilmeyen dosya masrafı, 6.075,00-TL tahsil edilmeyen tahsil harcı , 25.630,00-TL asıl alacağın işlemiş faizi olmak üzere toplam: 98.845,57-TL'nin tahsili amacı ile ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 30 Aralık 2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından 30 Ocak 2014 tarihinde davalı borçlu şirket ile ipotek borçlusu ... aleyhine 150.000,00-TL alacağın tahsili amacı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, takip talebinde 150.000,00 TL.nin takip tarihinden itibaren (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) asıl alacağa (değişken oranlarda) işleyecek % 9 yasal faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili (TBK. 100 (eski BK.84) maddesi gereğince kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsubu) emridir, talebinin yazılı olduğu, takibin kesinleştiği, dosya borcu ödendiğinden icra müdürlüğünün 19/10/2016 tarihli kararı ile üst sınır ipotek bedeli ödendiğinden satışın düşürülmesine ve konulan satışa arz şerhinin kaldırılmasına karar verildiği, icra müdürlüğünce 06/11/2015 tarihinde kapak hesabı yapıldığı, kapak hesasına göre yekün alacağın 196.178,02 TL. olduğu, icra müdürlüğünce 20/10/2016 tarihinde 141.214,85 TL. Lik reddiyat kesilerek bu miktarın alacaklı vekilinin hesabına gönderildiği anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu' nun 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan borcun toplam miktarının bu limiti aşması olanaklı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1989/11-294 Esas, 1989/378 Karar ve 24.05.1989 tarihli kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. O halde teminat, alacağı ve alacaklı icra takibi yapmışsa takip giderleri ile temerrüt faizlerini, üst sınıra kadar sınırlamaya tabi olmaksızın sağlamaktadır. Takip tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 6098 Sayılı TBK'nun 100. maddesinde; " Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir,'' düzenlemesine yer verilmiştir. Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel Kurulu'nun 09/10/2002 tarih ve 2002/12-709 Esas - 2002/781 Karar sayılı kararı). Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.(Yargıtay 12 HD.nin 2018/7452 Esas,2019/9523 Karar sayılı içtihadı) Somut olayda, davacı alacaklının Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında alacak miktarı ipotek limitini aşıyor olsa dahi borçlu ipotek akit tablosunda belirlenen miktarı icra dosyasına yatırmakla tüm borçlarından kurtulur. Bu miktarın içerisine icra masrafları, faiz, vekalet ücreti gibi fer'i nitelikli alacaklar da dahil olup borçlu ayrıca bunlardan sorumlu tutulamayacağından, alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı icra takibinden kaynaklı icra masrafı,harç, vekalet ücretini TBK. 100 maddesi uyarınca icra veznesine yatırılan ipotek bedelinden mahsup edilip bakiye ana para alacağı için ayrıca İİK 45 Maddesi uyarınca icra takibi yapılacağı, buna göre davacının Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan ödenmemiş (takipteki taleple bağlı olarak) asıl alacak ve asıl alacağa işlemiş faiz talep hakkı bulunmaktadır. Davacının faiz talebinin incelenmesinde ise ipotekli takip öncesi borçluların TBK.'nın 117. maddesi gereğince temerrüde düşürülmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının ipotekli takip ile temerrüde düştüğü, dosya içerisinde bulunan takip talebi üzerindeki icra müdürlüğü kaşesinden takibin 15.04.2014 tarihinde başlatıldığı, eldeki dava dosyasının dayanağı olan takip tarihi olan 03.11.2016 tarihine kadar geçen 563 günlük süre için ipotek yolu ile takipte istenen yıllık %9 oranındaki yasal faiz oranı ile yapılan hesaplama sonucu davacının toplam; 5.063,18-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece 35.972,90-TL.asıl alacak+5.063,18 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam; 41.036,08 TL. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın