9. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/06/2010 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yaya olarak yolun karşısına geçmekte olan müvekkili ...'a çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/06/2010 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte (manevi tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumlu olmaması kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımının dolduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kazanın 24/06/2010 tarihinde olduğunu, davacının sigortalı olması sebebiyle tedavi masraflarının babasının sigortası tarafından karşılandığını ve kazaya ilişkin herhangi bir harcamasının bulunmadığını ceza dosyasında belirttiğini, mahkeme içi ikrarın kesin delil niteliğinde olduğunu, manevi tazminat talebinin haksız ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin mecburi mali mesuliyet sigortasından mütevellit sorumluluğunun azami limitle sınırlı olduğunu, maluliyet oranının tespiti için ATK ya gönderilmesini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, nazara alınarak davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden faiz , masraf ve vekalet ücreti yönünden davanın reddine karar verilmesini bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesince, "1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile 2.873,25-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren (24/06/2010), davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren (25/07/2012) işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... ve ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde: Gerçekleşen kazada müvekkillerin hiçbir kusurunun bulunmadığını, hükme konu maddi tazminatın davacı tarafından ispat edilemediğini, davacı ceza yargılamasındaki ifadesinde hiçbir zararının bulunmadığını açıkça beyan ettiğini, buna rağmen maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat ise son derece fahiş olduğunu, tazminatın müvekkillerin mahvına sebep olacağını, yerel mahkemece hükmedilen tazminat çok fahiş olduğundan yeniden inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini ve/veya müvekkillerinin ekonomik durumuna uygun bir miktar verilmesini talep etmiştir. Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın