ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

Davacı vekili, müvekkili şirketin hamili bulunduğu ve ayrıntıları dava dilekçesinde bildirilen çeki kaybetmek suretiyle zayi ettiğini ileri sürerek çekin iptaline karar verilmesini istemiştir. Dava, kıymetli evrak iptali isteğine ilişkindir. Davanın mahkememize gelmesinden sonra yapılan 27/12/2019 tarihli tensip tutanağı 2/a maddesi ile "Dava konusu çekin zayi edildiği bildirildiğinden TTK 762 vd. madde hükümlerine uygun olarak; "ilanda belirtilen bonoları elinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde Mahkememize ibraz etmeleri gerektiği, aksi halde Mahkememizce dava konusu çekin iptaline karar verileceği " ihtarı yazılarak Ticaret Sicil Gazetesinde ayrı ayrı birer hafta arayla 3 kez ilân yapılmasına," karar verildiği ve "Mevcut yeterli avans bulunmadığından ilanın davacı tarafından yaptırılmasına, bu hususta davacıya bir ay kesin süre verilmesine, ilan için davacı tarafından bu süre içinde mahkememize başvurulmadığı veya ilan için gereken 700,00 TL ilan gider avansı aynı kesin süre içinde mahkememiz veznesine yatırılmadığı takdirde HMK 120/2 ve 114,115/2. maddeleri gereğince davanın Usulden Reddine karar verileceğinin davacıya ihtarına, ihtarın bu tunağın tebliği suretiyle yapılmasına," karar verildiği ve davacı vekiline bu hususu yerine getirmesi için ihtarlı davetiye tebliğ edildiği, ilan masrafın yatırılmadığı saptanmıştır. TTK'nın zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin düzenlemeleri dikkate alındığında ilan yapılmasının zorunlu olduğu, ilan giderinin ise delil gideri olmayıp, yargılama gideri niteliğinde bulunduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca yargılama gideri avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap