5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın taraflar arasındaki yetki sözleşmesine aykırı bir biçimde yetkisiz mahkemede açıldığından davanın esasına girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta belirsiz alacak davasının şartları oluşmadığından belirsiz alacak davası olarak açılan huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, uyuşmazlıkta sözleşmeye ve hukuka uygun şekilde müvekkili şirket uhdesinde bulundurulan nakdi teminatın iadesinin talep edilebilmesi hukuken mümkün olmadığını, somut uyuşmazlıkta gelinen aşamada, davacı tarafından müvekkili şirkete sunulmuş bir belge bulunmadığı gibi davacı şirket işçileri tarafindan davacı ve müvekkili şirket taraf gösterilerek açılmış ve halen derdest durumda olan işçilik alacakları davaları da mevcut olduğunu, ayrıca İstanbul Anadolu ---. Asliye Ceza Mahkemesinin---. sayılı dosyası kapsamında davacının sorumluluğunda bulunan kişilerin taraf olduğu iş kazası konulu bir dava da mcvcut olduğunu, söz konusu dosyalar kapsamında müvekkili şirket nezdinde doğmuş/doğacak her ne isim altında olursa olsun tüm zararların karşılığına ilişkin tüm talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacı işçilerinin tüm işçilik alacaklarının, ------- yapıldığına dair ödeme makbuzlarının, işçilik bordrosu ve prim bordrolarının müvekkili şirketle paylaşılması şartları yerine getirilmeksizin ve hâlihazırda davacı şirket işçileri tarafından davacı ve müvekkili şirket taraf gösterilmek suretiyle açılmış derdest işçilik alacakları ve ceza davaları mevcut iken huzurdaki dava ile ileri sürülen nakdi teminatların iadesi talebinin hukuka aykırı olduğun, davacı tarafından belirlenen faiz başlangıcının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Şirket temerrüde düşürülmeksizin temerrüt faizi işletilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak; davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi mümkün olmayan huzurdaki davanın hukuki varar yokluğundan reddine, davacıya eksik harcın tamamlanması için kesin süre verilmesine ve harcın bu süre içerisinde tamamlanmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşme ilişkisine dayalı alacağın tahsiline yönelik olarak açılan davalardandır. Taraflar arasında yapılan sözleşmenin sureti dosyamıza ibraz edilmiş, ibraz edilen sözleşme incelenmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihi itibariyle(21/07/2015) yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır. Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın