5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından müvekkili aleyhine açılan alacak davasında, talebin dayanağı olarak ---- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin --------- E. Sayılı dava dosyasından hükmolunan maddi ve manevi tazminat bedelinin rücuen hüküm altına alınması olgusuna dayanıldığını, -------- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin --------- E. Sayılı dava dosyasında müvekkili şirketin müteahhit olarak yaptıkları işte meydana gelen kaza nedeniyle 3. şahısların uğramış oldukları zararların tazminine yönelik taleplerini kapsadığını, bu dava dosyasından toplamda hükmolunan tazminat tutarın ----- TL'sinin tazminat alacaklılarına ödendiğini, dava dışı tazminat alacalılarına --------- ayında fiilen ödenen bu ------ bu tutarın, ---- bölümünün müvekkili şirketin davacı idare nezdinde doğmuş ve ------ tarihi itibariyle davacı idare-------- tarafından müvekkile ödenmeyerek üzerine bloke uyguladığı paradan ödendiğini, davacının bu talebinin yasaya, sözleşmeye ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin davacı ---------- borçlu olmadığını, davacıdan alacaklı olduğunu, ayrıca, tazminat konusu olayın müvekkilinin sözleşmeyle üstlendiği imalat ve taahhüt işlerinin icrası esnasında meydana gelen bir fiil veya kazadan ortaya çıkmadığını tam tersine imalatı bitmiş ve faaliyeti, gözetim ve denetimi davacı idareye geçmiş bir işten ötürü yaşandığını, bu nedenle davacının talebini, sözleşmenin 28. maddesine dayandıramayacağını, buna dayanarak müvekkiline rücusunun mümkün olmadığını müvekkilinin davacı nezdinde --------- davacı tarafından bloke edilmek suretiyle kendi uhdesinde tuttuğu-------- yasal faiz işletilmek suretiyle ------------ ulaşan müvekkilinin alacağından,--------Asliye Hukuk Mahkemesi’nin -- E. Sayılı dava dosyasından yapılan bilirkişi incelemesi raporunda tespit olunan kusur oranları dikkate alınarak, Müvekkili-------ait %27,5, ------ ait %10, ------ aait %5, ve------ait % 5 olmak üzere toplamda %47,5 oranındaki kusura isabet eden ------- tenkisi ile davacıya borçlu olmaması ve dava dışı 3. şahsa ödenen tazminat tutarının tamamından müvekkilini sorumlu kılan ve davacının müvekkiline rücu hakkını doğuracak hiçbir akti veya hukuki dayanak olmaması nedeniyle davanın reddine, yargılama masraf ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle , haksız fiilden kaynaklanan zararın tahsili için açılan dava sonucunda, davacı kurum tarafından ödenen paranın, rücuen davalı şirketten tahsili için açılan alacak davasıdır. Davacı kurum, --------- tarihinde dava dışı ----------------- çocukların atık su kanalizasyon çukuru üzerindeki kolektör bacasının tıkanması ve tıkanıklığın giderilmesi için açılan baca kapağının açık bırakılması ve ardından gölet oluşarak çocukların gölete düşüp boğularak öldükleri olayda ölen çocukların yakınları tarafından --------------Asliye Hukuk Mahkemesi'nin --------- karar sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davası sonucunda -------- İcra Dairesi'nin--- esas sayılı dosya borcunun tamamı ----- ----- tarihinde ödemiş olup, bu ödemenin --- davalının davacı kurum nezdinde blokede tutulan hesabından karşıladığı, bakiye ---------- davalı müteahhit firmadan tahsili istemiyle bu davayı açtıkları, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği davacının asıl işveren davalı şirketin alt işveren olduğu anlaşılmıştır. Dava ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmış, dosya daha sonra görevsizlik kararı verilerek mahkememiz esas sırasına kayıt olmuş, davanın niteliği ve tarafların tacir konumunda olduğu göz önünde bulundurularak mahkememiz görevli olduğu anlaşıldığından yargılamaya devam edilerek -------- İcra Dairesi'nin --- esas sayılı dosyası, -------Asliye Hukuk Mahkemesi'nin --------- --- esas, --------- karar sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş ve mahkememiz dosyası içine alınmış, bilirkişi raporları alınarak dava sonuçlandırılmıştır. ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nde alınan ------ tarihli bilirkişi raporunda özetle,'' tazminata esas mahkeme dosyasında bu dosyanın kesinleştiği de göz önünde bulundurulduğunda yapılan kusur tespiti doğrultusunda davalılara % 87,5 oranında kusur yüklendiğini, iş bu kusurun % 40 lık kısmının davacıya % 47,5'lik kısmının davalı şirkete ait olduğu, görülen rücuen tazminat davasında oranlama yapıldığında davalı şirket yetkililerinin % 54,29 oranında kusurlu olacağı ve ödenen tazminatın bu orana tekabül eden kısmından davalı şirketin sorumlu olduğunu, kalan ---- kusur oranında davacı şirketin sorumluluğunun bulunduğunu, -------TL tutarında davalı şirket sorumlu olup, davalı şirketin ---------- alacağına davacı talebi doğrultusunda tedbir konulduğu, -------- tarihli mahkeme ilamı uyarınca bu tutara bir kamu bankasında hesap açılarak üçer aylık faiz hesabı işletilmesine karar verildiği, ancak bu doğrultuda yapılan işlem olup olmadığının belirsiz olduğu, davanın haksız fiilden kaynaklandığı ve icra takip dosyasında ödeme tarihinden ve hüküm tarihinden sonra yasal faizin hüküm altına alınmış olması ve davalı vekilinin talepleri birlikte değerlendirilerek ------ karar tarihi ------ tarihinden ---tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği ve faiz miktarının ------davacı uhdesindeki davalıya ait faizli teminat toplamının ----- olduğu, davalının sorumlu olduğu ------- düşümüyle birlikte davacının ------bakiye alacağının kaldığı, eğer davalının tazminattan tek başına sorumlu olduğunun mahkeme tarafından kanaatine varılması halinde davacının -------bakiye alacağının bulunduğu ve ödeme tarihi ------ tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği '' yönünde rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı vekili tarafından bloke uygulandığı tarih itibariyle faizin hesaplanması gerektiği yönünde itiraz edilmiş ve itirazların değerlendirilmesi için bilirkişiye tevdi edilerek ------- tarihli ek rapor alınmış, bilirkişi tarafından kök rapordaki tespitlerin aynen korunduğunu ancak davalının itirazları mahkemece haklı görülür ise faiz başlangıç tarihinin en erken tedbir tarihi olabileceği ve bu doğrultuda yapılan hesaplamada davalının % 54,20 oranında kusurlu olduğu kabul edilir ise davacının davalıdan alacağı kalmadığı , davalının davacıdan------TL alacaklı konuma geçtiği, davalı şirketin kusursuz sorumluluğu esas alınırsa davacı şirketin davalıdan ---------- alacağı olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş, davalı vekilinin talebi doğrultusunda-------gelen yazı cevapları üzerine dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş , bilirkişi tarafından ------- tarihli ikinci ek raporda özetle kök rapordaki görüşlerin aynen korunduğu , gelen müzekkere cevaplarından -------- hangi tarihte bloke altına alındığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Mahkememizin ------- tarihli ara kararı ile dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek, bilirkişi heyetinden -----tarihli rapor alınmış, alınan raporda özetle; ''Davacı işsahibi ----- eğer sahada yapılan denetimlerle riskli alanların tespit edilmesini ve sonrasında saptanan çukurun kapatılmasını veya riskli alana girilmesini önleyecek şekilde çevrilmesini veya tedbirler alınmasını sağlasa idi davalı yüklenici de -----------nolu baca etrafını dışarıdan girilmeyecek şekilde kapatılsaydı, konu olan bacanın etrafında meydana gelen su birikmesini önceden saptansaydı [öngörebilseydi] ve bunun için önlem alsaydı kazanın meydana gelmeyeceği, olayın gerçekleşmesinde davacı işsahibi --------- aynı oranda ağır kusurlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin, TBK m. 470 vd. Hükümlerinde düzenlenen "eser sözleşmesi” olduğu, buna göre davacı ------- davalı şirketin ise"yüklenici ---------sıfatını haiz olduğu, sözleşmenin 28. maddesi, TBK m, 115 hükmünde düzenlenen "sorumsuzluk anlaşması” bakımından değerlendirildiğinde emredici hüküm olan TBK m. 115/1 hükmünce borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüz olacağı, TBK m. 115/1 hükmünün emredici hükmü gereği bu sorumluluğun bir sorumsuzluk anlaşması ile bertaraf edilmesinin mümkün olmayacağı, teknik bilirkişinin belirttiği gibi olayın gerçekleşmesinde davacının da ağır kusuru mevcut olduğundan sorumsuzluk anlaşmasının TBK m.115/I gereği kesin hükümsüz olduğu, zarar verenlerin kendi kusurları oranında sorumlu olduğu '' yönünde belirlemeler yapılmıştır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın