Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli ".... + ..." markasının sahibi olduğunu, müvekkil ile davalı arasında dikiş ipliği ürünlerinin üretimi konusunda sözlü bir mutabakat sonucunda anlaşma sağlandığını, ancak davalının “...” markalı ürünleri ürettikten sonra söz konusu ürünleri müvekkiline teslim etmediğini ve sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmediğini, davalı yanın sözleşmenin ihlali ile beraber müvekkilin sipariş verdiği ve müvekkil markası “...” ibaresini taşıyan ürünleri, müvekkilinin rızası dışında 3. kişilere satmaya başladığını ve söz konusu satış işlemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, tecavüz oluşturna ürünlere el konulmasına ve müvekkiline mülkiyet hakkı tanınmasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettmiştir. Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik davanın, bu dosyadan tefrikine karar verilerek, Mahkememizin .... Esasına kaydı yapılmış diğer talepler yönünden bu dosyada yargılamaya devam edilmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı, ancak dava ile ilgili cevap dilekçesi sunulmamış ise de, davalı vekili beyanları ile, müvekkilinin kendisine ait bilinen markaları ile iplik üretimi yaptığını, fason üretim yapmadığını, söz konusu üretime ve teslimata müvekkili şirketin bir onayı olmadığını, daha önce müvekkili şirkette çalışırken bilahare ayrılan ve dosyada bahsi geçen .... Ltd.Şti.'nin yetkilisi olan ....'a ait şirketin Mısır'daki fabrikasına verdiği talimatla fason olarak üretim yapıldığını, bu durumdan müvekkili şirket yönetiminin haberi olmadığını, ipliklerin bu şirkete ait olduğuinu ve tamemen ....'ın talimatı ile davacı adına olan markayı taşıyan kolilere konulduğunu, müvekkilinin herhangi bir tecavüz ve haksız rekabeti olmadığını, kaldı ki davacı tarafın da bu üretimi verdikleri yetkiye dayalı olduğunu söylediğini, her iki ihtimalde de marka tecavüzünün söz konusu olmadığını ve bir alacak talebi var ise bunun tamamen alışverişe dayalı olduğunu ve bu davanın konusu olmadığını, icra dosyasında görev alan bilirkişinin de boş kolilerin marka ihlali oluşturmayacağını tespit ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i, tecavüz oluşturan ürünlere el konulması ve davacıya mülkiyet hakkı tanınması taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, .... sayılı "...+...." ibareli markanın, 23 ve 35. Sınıflarda 06/11/2017 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Davacının tazminat talepleri yönünden daha önce dosya tefrik edildiğinden, bu dosyada tazminat talepleri yönünden ayrıca karar verilmemiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenleme, taraf beyanları ve dosya kapsamı deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin iplik üretim ve pazarlaması işi ile iştigal ettiği, davacının ilgili olduğu dava dışı .... Ltd.Şti.'nin talebi doğrultusunda davalı şirketin Mısır'daki fabrikasına verdiği talimatla fason olarak üretim yapıldığı, davalı şirketin davacının marka haklarına tecavüzü veya haksız rekabetinin söz konusu olmadığı, sipariş teslimi veya alacak talebinin bu davanın konusu olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın