17. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevabında; taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sözleşmenin eki olan taahhütnamedeki edimlerin davacı tarafından yerine getirilmediğini, zira sözleşmenin 1.maddesindeki kontrol paneli tahsisi, sistem ve hizmetin başlatılmayıp kurulumun ve kanallara bağlantının yapılmadığını, rezervasyon motorunun kullanıma açılmadığını ve verilmesi gereken eğitimlerin de personele verilmediğini, davacının iddiasının aksine müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini 06/02/2015 tarihinde davacıya e-posta gönderilerek internet acentaları kanal listesi ve sistem giriş şifrelerinin verildiğini, her bir kanalda bulunan oda tiplerini, fiyat seviyelerini ve kısıtlamalarını müvekkilinin davacıya e-postayla verdiği kanallara ait şifrelerle giriş yaptığı sitelerdeki tüm fiyatları görüp kendi sistemiyle eşleştireceğini, sistemin bu şekilde çalıştığını davacının bu edimini de yerine getirmediğinin anlaşıldığını, ayrıca web sitesine rezervasyon sisteminin ekleme görevinin de müvekkiline ait olmayıp davacıya ait olduğunu, davacının hiçbir edimini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca takip dayanağı faturaların tebliğ edilmediğini, bunun dışında davacı taraf sözleşmenin tek taraflı ve haklı olarak feshedildiğini ileri sürülse de fesihe ilişkin olarak ne bir ihtarname ne de yazılı bir belgenin müvekkiline gönderilmediği dolayısıyla sözleşmenin feshedilmemiş olduğunu ve davacının cezai şartı isteyemeyeceğini, icra takibinden sonra müvekkilince Kadıköy ...Noterliğinin 29/12/2015 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmenin haklı ve tek taraflı olarak feshedildiğini, cezai şarta ilişkin 4.012,00 EUR fatura bedelinin istenmesinin mümkün bulunmadığını belirterek haksız davanın reddiyle alacağın % 20 si oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, taraflar arasında varlığı ve içeriği konusunda uyuşmazlık bulunmayan sözleşme ve eki olan taahhütnamede kararlaştırılan ve davalı tarafından ödenmesi gereken yıllık servis ücretine ilişkin 472,00 EUR karşılığı 1.335,71 TL bedelli fatura alacağının davacı tarafından talep edilmesinin haklı ve yerinde olduğu, ancak faturanın davalıya ulaştırıldığı kanıtlanamadığından bu fatura nedeniyle gecikme faizi isteminde bulunamayacağı, cezai şarttan kaynaklanan diğer fatura yönünden ise sözleşmenin 10.maddesinde ve taahhütnamenin 9.maddesinde düzenlenen cezai şartın, sözleşmenin feshedilmesine bağlandığı, başka bir deyişle cezai şart alacağının doğması için sözleşmenin feshedilmesinin zorunlu olduğu, oysa davacı tarafından sözleşmenin feshedilmediği, icra takibi ve dava tarihinden sonra davalı tarafından yapılan feshin sonuca bir etkisinin olamayacağı, bu feshin geriye etkili olarak icra takip tarihi itibarıyla varolduğunun kabul edilemeyeceği, takipten önce bir fesih bulunmadığından davanın niteliği gereği artık cezai şart alacağının istenemeyeceği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının icra dosyasındaki itirazının 1.335,71 TL için iptaline, alacağın faturadan kaynaklanıp likit olması nedeniyle kabul edilen kısmın % 20 'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davacının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğu hususu davalı tarafından kanıtlanamadığından davalının icra inkar tazminat isteminin de reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; yıllık hizmet bedeline ilişkin düzenlenen 13/02/2015 tarihli 1.335,71 TL'lik fatura alacağına ilişkin fatura muhteviyatını açıklayan ekstre dosyaya sunulduğunu, mehil ekinde ibraz olunan ve davalıya gönderilmiş olan ... tablosunda da açıkça görüleceği üzere ilgili fatura tutarı, tarihi ve muhteviyatı tabloda açık bir şekilde belirtildiğini, bu nedenle davalı temerrüte düşürüldüğünden faiz taleplerinin yerinde olduğunu, müvekkil şirketin cezai şart bedeli talebi için davalı tarafa, fesih ihtarı gönderme mükellefiyetinin bulunmadığını, sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca servis sağlayıcı davacı şirketin, otelin sözleşme hükümlerine uymaması durumunda veya otelin tesis ve hizmet kalite seviyesini düşürdüğü durumlarda sözleşmeyi haklı olarak feshetme ve hizmet vermeyi kesme hakkın sahip olduğunu, bu nedenle taraflar arasında akdedilen sözleşme davacı şirket tarafından haklı olarak tek taraflı feshedildiğini, müvekkil şirketin cezai şart bedeli talebinde bulunması taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine ve İİK 179/1 maddesi hükümlerine uygun olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davalı borçlu şirket aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap