13. Hukuk Dairesi
HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava itirazın iptali davası olup mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı şirket 5411 sayılı Yasa'nın 143/5 maddesi gereğince harçtan muaf olduğunu ileri sürerek dava açılışı sırasında yatırması gereken harçları yatırmamış ise de, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143. maddesinde “Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Malî Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmünden istisnadır.” hükmü düzenlenmiş olup, davacı ... A.Ş 2005 yılında kurulmuştur. Böylece, ilgili yasal düzenleme gereği davacının kurulduğu takvim yılı ve bunu izleyen 5 yıl süresince 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan istisnası 2010 yılı itibariyle sona ermiştir. (Yargıtay 11. HD 2017/1912 E., 2018/7380 K.) Davacı (temlik alan) ... A.Ş.'nin alacağı ... A.Ş.' den temlik aldığı anlaşılmaktadır. 5766 sayılı Kanunun 11/c md. ile değiştirilen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 123/son maddesindeki harç istisnasının yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere uygulanması gerekir. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2010 tarih 2008/81 E. ve 2010/8 K. sayılı kararında da bu uygulamayı destekleyecek gerekçelere yer verilmiştir. Bu nedenle davacı ... A.Ş.'den alacağı temlik alan ... A.Ş. harçtan muaf değildir. (Yargıtay 13. HD 2018/5965 E., 2018/11210 K.; Yargıtay 19 HD 2016/19394 E., 2018/4797 K.; 2017/4346 E., 2018/1385 K.; 2016/5571 E., 2017/2170 K. sayılı kararları) Dava ise 15.12.2015 tarihinde açılmıştır. Dava tarihi itibarıyla ve temlik alınan alacağın mahiyeti itibarıyla davacı temlik alan şirket harçtan muaf olmayıp, dava açılışı sırasında yatırılması gereken peşin karar harcı ve başvuru harcını yatırmadan davaya devamla anılan şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, istinafa başvuran tarafın davalı olması, davada verilen karar dikkate alındığında bu husus istinaf sebebi olarak görülmemiştir. Ancak mahkemece, davacının harçtan muaf olduğundan bahisle harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Harç hususu kamu düzenine ilişkin olup, bu konuda istinaf bulunmasa dahi istinaf aşamasında resen dikkate alınacaktır. Davacı yukarıda belirtildiği şekilde harçtan muaf olmadığından ve açtığı davada HMK'nın 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, maktu red harcının davacıdan tahsili gerekir. Aksi yönde verilen ilk derece mahkemesi kararı hatalı olmuştur. HMK'nın 323/1-ğ maddesine göre vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri içindedir. Aynı kanunun 332/1 maddesine göre yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilir. HMK'nın 331/3 maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7. maddesine göre davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Buna göre davada HMK' nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra verilmiş olup, davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenleme karşısında davalı yararına AAÜT 7. maddesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması hatalı olmuştur. Sonuç itibariyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; taraflarca takip edilmeyen davanın HMK 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7. maddesine göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine, davacı harçtan muaf olmadığından maktu red harcının davacıdan tahsiline dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın