DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2019/1270 E. , 2019/1031 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davalı idarenin 13/05/2014 tarih ve … sayılı müeyyideli yazısı üzerine, ... Şirketi'nin düzenlediği faturalarda yer alan katma değer vergilerinin indirimlerden çıkarılması suretiyle süresinden sonra verilen düzeltme beyannamelerine istinaden 2010 yılının Temmuz ilâ Kasım dönemlerine ilişkin devreden katma değer vergisinin azaltılmasına yol açacak şekilde tahakkuk işlemleri yapılmıştır. 16/06/2014 tarihinde verilen düzeltme beyannamelerinde, beyannamelerin ihtirazi kayıtla verildiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi tahakkuk fişlerinde de ihtirazi kayıt şerhi bulunmamaktadır. Davalı idarenin … tarih ve … sayılı müeyyideli yazısının kaldırılması istemiyle … tarihinde davalı idareye yapılan başvuruda ise beyannamelerin ihtirazi kayıtla verildiği belirtilmiştir.
Ayrıca, davalı idare tarafından dosyaya sunulan "beyanname listesi" başlıklı belgede, uyuşmazlık konusu dönemlere ait düzeltme beyannamelerine ilişkin "düzetme gerekçesi" kısmında "… tarih ve … sayılı yazınıza istinaden ihtirazi kayıtla beyannameler düzeltmiştir." şeklinde ifade bulunmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 378. maddesinin ikinci fıkrasında, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin (4) numaralı fıkrasında da ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemler ile tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davaların, tahsil işlemini durdurmayacağı, bunlar hakkında yürütmenin durdurulmasının istenebileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda vergilendirmenin beyana dayanılarak yapılması gereken durumlarda matrahın veya verginin tümüyle ya da kısmen ihtirazi kayıtla bildirilmesini öngören bir düzenleme yapılmamıştır. Kanun'un 378. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere itiraz edemeyecekleri yolundaki hükmün istisnasız uygulanmasının çeşitli hak kayıplarına ve verginin beyan edilmesinde çekinceye yol açarak vergi kaybına neden olduğu anlaşılmıştır. Bunun üzerine beyanname ile bildirilmesi gereken matrahın tespit şeklinden ya da uygulanması gereken vergi oranından, muafiyet veya istisna uygulamasından doğan duraksamaların varlığında, vergi kaybı yaratmaktan kaçınılarak vergi kanunlarında belirtilen zamanda verilen beyannameye ihtirazî kayıt konulabileceği Danıştay içtihatlarıyla benimsenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önceki bu dönemde ihtirazî kayıtla verilen beyannameler üzerine hesaplanan vergilere karşı itiraz yoluna başvurulmasının tahsil işlemine etkisi hususunda çeşitli tartışmalar yaşanmıştır. Ayrıca içtihatla benimsenen ihtirazî kayıtla beyanname verme yolunun yükümlülerce yaygın bir şekilde kötüye kullanılması ve vergi borcunu sürüncemede bırakmanın bir aracı haline gelmesi üzerine 1980 yılında 2365 sayılı Kanun’la Vergi Usul Kanunu’nun 389. maddesine bir cümle eklenerek ihtirazî kayıtla verilen beyannameler üzerine hesaplanan vergilere yapılan itirazların verginin tahsilini durdurmayacağı hükmü getirilmiştir.
Bu kural, idari yargının yeniden düzenlenmesi sırasında kabul edilen 2577 sayılı Kanun’un 63. maddesiyle yürürlükten kaldırılmakla beraber aynı yönde düzenlemeye 2577 sayılı Kanun'un o tarihte yürürlükte bulunan 27. maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer verilmiştir. Kanun'un yürürlükte bulunan halinde bu düzenlemenin aynı maddenin (4) numaralı fıkrasında yer aldığı görülmektedir. Böylece, yükümlülerin beyannamelerine ihtirazî kayıt koyabilecekleri ve bu yolla dava hakkına sahip olabilecekleri dolaylı olarak kanunda ifade edilmiştir.
Ancak bu şekilde dava açılması yürütmenin kendiliğinden durmasına neden olmayacaktır.
Vergi beyannamesine ihtirazi kayıt konulması ve beyannamede hesaplanan verginin tümü ya da bir kısmının tahakkuk ettirilmemesinin istenmesi, ancak ihtirazi kaydın konusunu oluşturan nedenin tarhı yapan idare tarafından kabul edilmemesi halinde, beyanname üzerinden tarh edilen verginin ihtirazi kayıt konulan kısmının dava konusu edilebilmesini olanaklı kılarak noksan beyanda bulunulmasını önlemektedir.
Beyannamelerin ihtirazi kayıtla verildiğinin kabul edilebilmesi için ise beyannamede, beyannamenin ihtirazi kayıtla verildiğinin belirtilmesi veya tahakkuk fişine beyannamenin ihtirazi kayıtla verildiğinin şerh düşülmesi veyahut vergi dairesine en geç beyannamenin verildiği tarihte verilecek bir dilekçe ile ihtirazi kayda ilişkin beyanda bulunulması gerekmektedir.
Olayda, uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin düzeltme beyannamelerinde ve tahakkuk fişlerinde ihtirazi kayıt şerhinin bulunmadığı görülmüştür. Bunun yanı sıra düzeltme beyannamelerinin verildiği 16/06/2014 tarihinden bir gün sonra, davalı idarenin müeyyideli yazısının kaldırılması istemiyle davalı idareye yapılan başvuruda beyannamelerin ihtirazi kayıtla verildiği belirtilmiş ise de düzeltme beyannamelerinin verildiği tarihten sonra yapılan ihtiraz kayıt beyanının geçerli olduğunun kabul edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları yolundaki Vergi Usul Kanunu'nun 378. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davacı şirket tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın verilen düzeltme beyannamelerine istinaden devreden katma değer vergisinin azaltılmasına yol açacak şekilde yapılan tahakkuk işlemlerine karşı dava açılamayacaktır. Bu nedenle, devreden katma değer vergisinin azaltılmasına yol açacak şekilde yapılan tahakkuk işlemlerinin hukuka aykırı olup olmadığı incelenerek verilen ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2.... Vergi Mahkemesinin, … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/12/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile vergi mahkemesi kararının hukuka uygunluğu yönünden temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.