13. Hukuk Dairesi
HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise re' sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalar, davalı şirket ortağı oldukları dönemde davalı şirkete borç olarak verildiği iddia olunan paranın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.Asıl ve birleşen davalarda davacılar, ortağı oldukları şirketin nakit ihtiyacı için borç verdiklerini, verdikleri bu borçların şirket defterlerine kaydedildiğini, bu paraların bir kısmının şirket tarafından ödendiğini, kalan bedelin ödenmediğini, daha sonra şirket hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, ödenmeyen alacaklarının tahsili için yaptıkları takibe davalının haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmişler, mahkemece HMK 14/2 maddesi gereğince, şirket ile ortakları arasında bu sıfatla birbirlerine karşı açacakları davalarda şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisinin kesin yetki olduğu, dava tarihi itibarıyla davalı şirket merkezinin Ataşehir ilçesinde bulunması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiş, karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davaya konu takip dosyaları incelendiğinde, asıl ve birleşen davaların dayanağı olan icra dosyalarında takip dayanağı olarak şirkete ortakken banka havalesi ile verilen borçtan kalan bakiye alacak olarak gösterildiği, asıl ve birleşen dava davacılarının davalı şirket ortağı olduğu, daha sonra hisse devri ile şirket ortaklığından ayrıldıklarının belirtildiği, iddia olunan borç ilişkisinin doğduğu tarihte davacıların şirket ortağı olduklarını belirttikleri ve bu sıfatla davalı şirkete borç verdiklerini ileri sürdükleri, dosya içine getirtilen şirket kayıtlarına göre davacıların şirket ortağı oldukları, daha sonra hisse devri ile ortaklıktan ayrıldıkları, dava tarihi itibarıyla davalı şirketin merkezinin Ataşehir ilçesinde bulunduğu, HMK'nın 14/2 maddesine göre şirket ortaklarının bu sıfatla şirkete karşı açacakları davalarda şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinin kesin yetkili olduğunun düzenlendiği, buna göre mahkemenin yetkili olmadığı anlaşılmaktadır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, asıl ve birleşen dava davalısı vekilinin her iki davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın