6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE: ... A.Ş.nin İstanbul Altın Borsası ve T.C. Hazine & Müsteşarlığının altın rafinerileri listesinde ilk resmi altın rafinerisi olarak kurulan ve davacılardan ... ve ... kardeşlerin babası, ...’ın eşi merhum ... tarafından 2002 yılında satın alınan bir şirket olduğunu, davacıları her birinin hali hazırda 1 TL beher değere sahip 7.909.030 adet olmak üzere toplamda 23.727.090 adet hisse ile, 100.000.000 TL sermayeli şirketin %23,72 oranına sahip olup, şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...’ın ise şirkete %13,82 şahsen, %47,03’lük bir oranda da hisselerinin tamamına sahip olduğu hissedarı .... San. ve Tic. A.Ş. ile toplamda %60,85’lik hisse oranı ile TTK m. 195 kapsamında hakim teşebbüs konumunda olduğunu, davalı şirketin 26/04/2018 tarihinde genel kurul yaptığını, tüm itirazlara ve daha önce benzer konularda verilmiş mahkeme kararlarına rağmen, yönetim kurulu başkanı ...’ın hakimiyetinde olan oylar sayesinde yönetim kurulu üyelerine ve kendisine TTK 395-396. Maddeleri kapsamında izinler aldığını, işbu kararın iptali/butlanının ihtiyati tedbir talebi ile işbu kararın yürütmesinin geri bırakılmasının tarafça talep edildiğini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyasında 06.09.2018 tarihinde bu konuda bir karar verdiğini ve “2610412018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağah genel kurulu toplantısında alınan 12 nolu kararın icrasının geri bırakılması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava sonuçlanıncaya kadar bu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına” hükmettiğini, işbu karardan haftalar sonra olağanüstü genel kurul kararı alan davalı şirketin hakim teşebbüsü ...’ın yönetim kurulundan 22.10.2018 tarihli genel kurul sabahı istifa ettiğini ve yönetim kuruluna yeniden aday olamadığını, yönetim kurulu üyelerinin şirketin hak ve menfaatlerine aykırı hareket edip etmediği, davalı şirketin yönetim kurulunda yer alan şahısların, davalı şirket ile aynı iş kolunda başkaca şirketler kurup, esasen şirketin elde etmesi gereken karı, kendi adlarına ya da 3. Dereceye kadar hısımlarının üzerine kurdukları şirketlere doğrudan ya da 3. Dereceye kadar hısımlarının üzerine kurdukları şirketlere doğrudan ya da dolaylı yolla aktarıp aktarmadığının, şirketin kullandığı kredileri şirket gerçekten de ihtiyacı olup olmadığı ve şirketin kullandığı kredilerin yönetim kurulu üyelerine ait şirketlere bir şekilde aktarılıp haksız menfaat sağlanıp sağlamadıkları, şahıslarına ve şirketlerine ait harcamaları şirkete aktarıp aktarmadıkları, görünüşte gerek ama şişirilmiş fatura ve giderler ile şirketi zarara uğratıp uğratmadıklarının, 26.04.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurulu toplantısında alınan 12 nolu kararın icrasının geri bırakılması kararından önce ve sonra, davaya konu 22.10.2018 tarihli genel kurulda ibrası oylanacak olan yönetim kurulu üyelerinin bu izinleri şirketi zarara uğratacak şekilde kullanıp kullanmadığının ve böylelikle şirketi zarara uğratıp uğratmadıklarının araştırılması için 19.10.2018 tarihinde davalı şirkete, TTK m.437 kapsamında bilgi ve inceleme talepli ihtarname gönderildiğini, genel kurul öncesi davalıya gönderilen ihtarnamede, bir takım konularda bilgi ve belge talebinde bulunulduğunu, belgelerin genel kurulda hazır edilmesi ve bir kısım şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına müsaade edilmesinin talep edildiğini, genel kuruldan 3 gün önce 19.10.2018 tarihinde tebliğ olduğunu ve araya haftasonu girdiği için cevap vermediklerini, hazırlık yapamadıklarını iddia etmiş ise de, ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren işbu davanın açıldığını 21.01.2019 tarihine kadar 3 ay geçmiş olmasına rağmen taraflarına yazılı herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkillerin bilgi alma hakkının alenen ihlal edildiğini, 22.10.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda ihtarnameye konu edilen soruların yönetim kurulu tarafından cevaplanması için tarafça yenilendiğini ve genel kurulda incelemek için talepte bulunulan belge ve bilgilerin neden hazır edilmediğinin sorulmadığını, şirket adına cevap veren eski yönetim kurulu üyesi ...’ın, hiçbir somut bilgi ve belgeye dayalı bilgi paylaşmadığını hissedarların bilgi alma hakkını engellediğini, soruların cevapsız bırakıldığını ve geçiştirildiğini, şirket yönetim kurulunun sırf vekil edenleri cezalandırmak ve onlar üzerinde sermaye artırım baskısı kurabilmek adına aldığı kayıtlı sermaye tavanının artırılmasına ilişkin gündem maddesini belirlediğini, davalı şirketin bu konuda önerge verdiğini, kayıtlı sermaye tavanının 200.000.000 TL olmasını önerdiğini, hissedarlardan ....’ın, kayıtlı sermaye tavanının 250.000.000 TL olmasını önerdiğini, davalı şirket yönetim kurulu kayıtlı sermaye için 120.000.000 TL ödemiş iken şirketin yönetim kurulu başkanı olan, Hakim Teşebbüs ...’ın sahibi olduğu şirket hissedarı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin ise kayıtlı sermaye tavanının 300.000.000 TL olmasını önerdiğini, işbu 3 önergenin tekf tek oylandığını ancak hiçbir oy oranının, yasanın aradığı toplantıya katılanların çoğunluğunu alamadığını, vekil eden vekillerini her oylamaya olumsuz oy kullandığını ve muhalefet ederek muhalefet şerhlerini tutanağa geçirdiklerini, tarafça genel kurulda yapılan oylama sonucunda hiçbir teklifin yeterli oy alamadığı için reddedildiğini ve gündemin sonraki maddesine geçilmesi gerektiği beyan edilmiş ise de divan başkanı ...’ın Bakanlık temsilcisinin uyarmasına ve muhalefete ve muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılmasına rağmen, yasaya aykırı olarak ikinci bir oylama yaptırdığını, ...’ın sahibi olduğu ... A.Ş.nin 300 Milyon TL’lik teklifinin kabul edildiğini, oylamaya kimlerin katıldığının belli olmadığını, kimlerin oy verdiğinin tutanağa dahi yazılmadığını, gündemin 4. Maddesinde yer alan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar ile ilgili olarak; bilgi alma hakkı kapsamında genel kurul öncesinde şirket tarafından, davacılara verilen bilgilerin önceki yıllara ait olup ibrası istenilen yönetim kurulu üyelerinin son dönemine ilişkin olmadığını, dolayısı ile yönetim kurulunun ne için ibra edildiği, ne için oylama yapıldığının dahi belli olmadığını, yeni yönetim kurulu seçime ilişkin gündemin 5. Maddesi ile ilgili olarak; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... E. Sayılı dosyada verilen tedbir kararı nedeniyle yönetim kuruluna giremeyen ...’ın, bu kez babası ...’ı yönetim kuruluna dahil ettiğini, babasını yönetim kurulu başkanlığına kendi şirketlerinin de yöneticisi ve hissedarı olan ...’i de şirketin yönetim kurulu başkan vekilliğine ve Genel Müdürlüğü’ne getirdiğini, ... hakkında daha önce benzer konuda mahkeme kararları olmasına ve yasanın açık hükmüne rağmen, sahip olduğu şirketin kullandığı oylar sayesinde davalı şirkete seçtirdiği babası .... ve ...’a ait davalı şirket ile aynı faaliyet konusunda iş gösteren şirketlerde yöneticilik yapan ...’in genel kuruldan aldığı TTK m.394 ve 395’deki izinlerin, tedbiren icrasının geri bırakılmasına, her biri bakımından tek tek yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde 22.10.2018 tarihinde yapılan 2017 yılma ait Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda alman 3, 4, 5, 6 ve 7 numaralı maddede oylanan Yönetim Kurulu Üyelerine TTK m.395 ve 396 uyarınca izin verilmesine ilişkin keyfi kararının ana sözleşme, yasa ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduklarının tespitine ve ayrı ayrı butlanına, butlanına karar verilmemesi halinde ayrı ayrı iptaline ve her bir talep yönünden icrasının geri bırakılmasına, tüm yargılama giderler ve karşı vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın