13. Hukuk Dairesi
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak ile haksız icra mahkemesine şikayet nedeniyle ödenmek zorunda kalınan tazminat ve para cezası alacakları nedeniyle ihtiyati tedbir olmadığı takdirde ihtiyati haciz istemine ilişkindir.HMK'nın 389. maddesine göre ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.Talep edenin üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, borçlu İbrahim üzerine kayıtlı taşınmaz taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Bu nedenle taşınmaz üzerine 3. kişilere devrin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı usul ve yasaya uygundur.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Yargıtay 19. HD 2016/18235 E. 2018/731 K.)Asıl alacak yönünden İhtiyati haciz talep edenin dosyaya sunduğu, belgeler, alacağın varlığı ve muaccel olduğuna ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde ispata yeterli değildir. Özellikle Ağır Ceza mahkemesinin verdiği resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı, (HAGB kararı olup maddi hukuk anlamında kesinleşmemiştir), icra mahkemesince verilen tazminat ve para cezasının haksız olduğuna ilişkin yaklaşık ispata yeterli ise de bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olup yapılacak yargılama sonunda alacağın varlığı ve muacceliyeti belirlenecektir. Buna göre mahkeme kararı asıl alacak bakımından usul ve yasaya uygundur. Ancak İcra mahkemesince alacaklıya uygulanan tazminat ve para cezası bakımından alacağın varlığı dosyaya sunulan belgelerle yaklaşık olarak ispatlanmıştır. Bu nedenle bunlar yönünden ihtiyati haciz şartları oluşmakla talebin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken tamamen reddi hatalı olmuştur.Sonuç itibariyle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İDM. kararının HMK. 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurularak talep eden davacının ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile 157.592,08 TL tazminat + 71.591,76 TL para cezası toplamı 229.183,84 TL yönünden alacağın %15 oranında teminat karşılığında karşı taraf/borçlunun alacağa yeter taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın