15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bir Kısım Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kefalet sözleşmesinin geçersiz olması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, kefalet tarihinden önceki borçlar nedeni ile müvekkillerinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin cari kaydında yer almayan fatura, iş ve işlemler için davacının verdiği hizmeti veya sattığı malı yada işlettiği faizi yani işlemin dayanağı vakıayı kanıtlamadan davacının alacağının olmadığını, müvekkilleri için akdedilen kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarından herhangi bir unsuru taşımadığından ötürü geçersiz olduğunu, Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadığını, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve kefalet tarihi belirtilmediğini, kefil olarak gösterilmeye çalışılan müvekkillerinin sorumlu olduğu azami miktarın kefalet tarihi gibi unsurlar kendi yazısı ile de yazılmadığını, kefalet geçerli olsa dahi kefalet tarihinden önce cari hesapta doğmuş borçlar için verilen kefalette müvekkillerinin ancak kefalet tarihindeki sonraki borçlar için sorumlu tutulabileceğini, asıl borçlunun cari kayıtlarında yer almayan fatura, iş ve işlemler için davacının verdiği hizmeti veya sattığı malı yada işlettiği faizi yani işlemin dayanağı vakıayı kanıtlamadan alacağa karar verilmemesinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, takipte haksız ve kötü niyetli olduğundan % 20 ‘den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap