13. Hukuk Dairesi
HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, TTK.553-561.maddeleri arasında düzenlenen yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğu kapsamında açılan alacak davasında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece,Davacı tarafın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK 553/1 maddesinde; '' (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./28.md.) kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar,'' hükmü düzenlenmiştir. Davalıların üzerine ihtiyati tedbir konulması istenilen malvarlığı, (taşınır- taşınmazları) dava konusu değildir. HMK 389. maddesine göre ancak dava konusu üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Dava konusu olmayan malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilemez. Somut olayda, davacı talebinde " ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir gibi " kavram dayanak gösterildiği, iki geçici hukuki koruma olan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirin birbirine benzer ve farklı olduğunun gözetilmesi gerektiği, dava konusu olmayan malvalıkları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince bu talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Ancak, davacı vekili tarafından ihtiyati haciz de talep edildiği, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin de ret edildiği görülmüştür. İİK' nın 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında somut olayda davacı; davacı banka ile dava dışı ... A.Ş.arasında imzalanan 07/03/2019 tarihli GKS. Sözleşmesinden sonra borçlu şirketin hisselerini ... firmasına devredildiğinin 30/05/2019 tarihinde yapılan KAP açıklaması ile öğrenip dava dışı şirket ile beraber davalılara muacceliyet ihtarnamesi çekilip muaccel hale gelen borcun ödenmesi ihtar edilip ihtara rağmen borcun ödenmediği belirtilerek dava dışı borçlu şirketin borcundan dolayı yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğu kapsamında iş bu dava açılmış isede dosya arasında bulunan 30/12/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi' ne göre davalıların dava dışı borçlu şirketteki yönetim kurulu üyeliklerinin 23/12/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile sona erdiği ve davalıların yönetim kurulu üyeliği yaptıkları dönemde davalıların haksız fiil sayılacak bir eylemlerinin bulunup bulunmadığı, dava dışı şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları, dava dışı şirketin borcundan dolayı TTK 553 madde kapsamında sorumluluklarının olup olmadığı, davacının dava dışı borçlu şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, mübrez deliller ile yaklaşık ispatın yerine getirilmediği ve davacının ihtiyati haciz talebinin İİK’ nun 257. maddesindeki şartları taşımadığı görülmekle, ilk derece mahkemesince hem ihtiyati haciz hem de ihtiyati tedbire ilişkin ret kararı ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın