40. Hukuk Dairesi

Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücünün % 100 asli tam kusuru ile oluşan kazada ölenin annesi, babası için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı sürücü ve işleten ile ZMS sigortacısı ... Sigorta ile ... Sigorta A.Ş'den 10.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile yine davalılar sürücü ve işletenden ölenin annesi ve babası için 100.000'er TL, erkek kardeşi için 60.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle görev ve yetki itirazında bulunmuş, davalılar içinde kazanın son derece üzücü olduğunu, vefat edenin öğrenci olması sebebiyle ailesine destek durumunun söz konusu olmadığını, yine davalınında öğrenci olması sebebiyle bu denli yüksek tazminatı karşılamaya gücünün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; kusur durumunun net olarak belirlenmesi gerektiğini, destek durumunun ispatlanması gerektiğini, olayda hatır taşıması olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, cenaze ve defin masraflarının sigorta poliçesi kapsamında yer almadığını, davadan önce sigortaya başvuru olmadığı için faiz tarihinin dava tarihinden itibaren başlaması gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ... A.Ş. davacının öncelikle diğer davalı ZMSS şirketinden tazminat talep etmesi ve mahkemeninde öncelikle ZMSS şirketi hakkında hüküm kurması gerektiğini, kendileri hakkında hüküm kurulacak ise kusur oranının belirlenmesi gerektiğini beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacı ... için 71.993,00 TL maddi tazminat, davacı ... için 57.595,00 TL maddi tazminat ile 1,340,00 TL cenaze giderinin tüm davalılardan (... Şirketinden 50.000 TL ile sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline, ölenin anne ve babası için 20.000'er TL, kardeşi için 10.000 TL manevi tazminatın sadece sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sırasında asgari ücret değişmesine rağmen, buna ilişkin talepte bulundukları halde bilirkişi tarafından bu taleplerinin incelenmediğini, mevcut bilirkişi raporlarına göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının davacılarda tatmin duygusu oluşturmaktan uzak olduğunu, hatır taşıması kabul edilerek yapılan indirimin fahiş olduğunu ve hatır taşımasına ilişkin indirim gerekçesinin karar da yeterince tartışılmadığını, hatta aynı oranda hatır indiriminin manevi tazminata da uygulanmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminatların fahiş olduğunu, kazada hiçbir kusuru bulunmayan araç malikinin de ödeyecek gücü olmadığını, sürücünün zaten yakın arkadaşını kaybetmekten dolayı oldukça üzüntülü olduğunu ve davalı ...'ın öğrenci olması sebebiyle bu miktarda tazminatı ödemesinin mümkün olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde; hükmedilen tazminatların ZMSS kapsamında kaldığı için tazminatların ZMMS tarafından karşılanması gerektiğini, kendileri hakkında müşterek ve müteselsil hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükmün bu yönden bozulması gerektiğini beyan etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm neticesinde maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacılar vekili yargılama sırasında asgari ücretin değişmiş olmasına ve bu yönde hesaplama yapılması gerektiği yönünde mahkemeden talepte bulunmuş olmalarına rağmen bu taleplerinin kabul görmemiş olması sebebiyle istinaf talebinde bulunmuşlar ise de, ilk derece mahkemesince alınan aktüerya raporundan sonra 11/05/2015 tarihinde davacı tarafça harcını yatırarak davasını ıslah etmiş olduğu dikkate alındığında, davacının asgari ücretin değişmesi sebebiyle yeni asgari ücrete göre hesaplama yapılması talepli dilekçesini ıslahtan sonra 03/02/2016 tarihinde sunduğu değerlendirildiğinde, davacının bu talebi kabul edilse dahi aynı davada davacının bir daha ıslah etme imkanı olmayacağından, asgari ücrete ilişkin yeniden hesaplama yapılmadığına yönelik taleplerinde hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilerek bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. Davacılar murisi ... 23/12/2013 tarihinde davalı ...'e ait davalı ...'ın kullanımında olan araç içinde yolcu konumunda bulunduğu sırada, davalı sürücünün % 100 kusuru neticesinde meydana gelen trafik kazasında vefat etmiştir. Dosya kapsamından sürücü ile vefat edenin arkadaş olmaları sebebiyle, beraber yolculuk yapmış oldukları anlaşılmış olmasına rağmen hatır taşımasını gerektiren, sadece ölenin menfaatine ilişkin bir taşımanın mevcudiyetine dair beyan veya belgeye rastlanmamıştır. Hal böyle olunca mahkemenin hatır taşıması indirimi yapmasının bir yasal dayanağı bulunmadığından davacı tarafın istinaf taleplerinin kabulü ile karardaki hatır taşıması indiriminin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin manevi tazminatın tatmin duygusu oluşturmadığı yönündeki istinaf talepleri değerlendirildiğinde, meydana gelen kazada davacıların 20'li yaşlarda genç üniversite öğrencisi yakınlarının vefat etmiş olması, olayda davacının % 100 kusurunun mevcudiyeti ve dosya kapsamı, tarafların dosyaya ve takbis sistemlerine yansıyan ekonomik durumları dikkate alındığında, manevi tazminatın karşı tarafta caydırıcılık unsuru oluşturması, davacılarda da tatmin duygusu oluşturması gereği dikkate alındığında, davacılar vekilinin manevi tazminatın yetersiz olduğu yönündeki istinaf taleplerinin kabulü gerektiğinden, kararının kaldırılarak anne ve baba için 40.000'er TL manevi tazminat, erkek kardeş için 20.000,00 TL manevi tazminat miktarının düzeltilerek aşağıdaki aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı Davalı ...Ş.'nin istinaf talepleri değerlendirildiğinde, davalının sorumlu olduğu İhtiyari Mali Mesuliyet sigorta poliçesine göre davalının manevi tazminattan sorumluluğu bulunduğu halde, maddi tazminat bakımından sorumluluğunun ZMSS poliçesinin karşılayamadığı miktara ilişkin olduğu değerlendirildiğinde, mahkemece hükmedilen maddi tazminat miktarının ZMSS kapsamında kaldığı, bunu aşan bir miktar bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... A. Ş'nin istinaf taleplerinin kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının bu yönden düzeltilerek davalı ... hakkındaki maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı ... ve davalı ... vekilinin istinaf talepleri değerlendirildiğinde, manevi tazminatın fahiş olduğu ve öğrenci olan davalı ...'ın ödeme gücü olmadığı ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesinin takdir etmiş olduğu manevi tazminat miktarı açıklanan gerekçelerle yetersiz bulunmuş ve bu konuda yeniden hüküm kurularak heyetimizce yükseltilmiş olduğundan, bu yöndeki davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle; HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davacılar vekilinin ve Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıdaki aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap