12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından, borçlu hakkında, İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.10.2011 tarih ve 2011/87 değişik iş esas sayılı ihtiyati haciz kararı ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece, çekin Ankara’da keşide edildiği, muhatap bankanın Ankara şubesi olduğu, borçluların ikamet adreslerinin de Ankara olduğunu, ayrıca ihtiyati haciz kararı varsa da bunu yetkili belirlemediğinden bahisle istemin kabulüne karar vermiştir. İİK.nun 261. maddesi uyarınca alacaklı, mahkemeden aldığı ihtiyati haciz kararının infazını on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden istemek zorundadır. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. Buna göre İİK.nun 261. maddesi hükmü doğrultusunda alacaklının ihtiyati haciz kararını veren İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunduğu İstanbul İcra Dairesinde icra takibi başlatmasında yasaya aykırılık bulunmadığından, mahkemece borçlunun diğer itirazları incelendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan yasal düzenleme gözardı edilmek suretiyle yetki itirazının kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan HMK'nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın