1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ..... Holding A.Ş.'nin diğer davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı olduğunu, 27/07/2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleşen fırtına neticesinde davalı ..... Holding A.Ş.nin sigorta kapsamında zarar gören çatıların tamiri konusunda diğer davalı sigorta şirketine başvurduğunu ve sigorta şirketi tarafından müvekkili şirketten hasarın giderimi konusunda teklif vermesinin istendiğini, her iki davalıca uygun görülen teklif doğrultusunda 17.08.2017 tarihinde ..... holding A,Şr ile müvekkil şirketi arasında 1.220.000,- TL +KDV meblağlı %’ATT KAPLAMA Onarım Sözleşmesi" imzalandığını, bilahare sözleşme dışında kalan fuaye alanının, 2000 m2 membran çatı işinin KDV hariç 25.000,- TL ye anlaşıldığını, toplam sözleşme bedelinin 1.245.000, TL + KDV (=KDV dahil 1.469.100,50 TL olarak kararlaştırıldığı, işin başında davalı ..... Holding'den 100.000 Tl diğer davalı sigorta şirketinden de 539,850,- TL ön ödeme aldıklarını, müvekkilinin 22.08.2017 tarihinde onarım işine başladığını, ..... Holding A.Ş'nin 04.10.2017 tarihli keşif ve 12.10.2017 tanzim tarihli bilirkişilere tespit ve 17.11.2017 tarihli ........’dcn teknik raporu aldıklarını ve bunları müvekkili şirketten gizlediklerini ve kendilerine 27.12.2017 tarihli Beyoğlu ...... Noterliği kanalıyla ihtarname çektiği ve Bakırköy ...., İcra Dairesi kanalıyla alacağım tahsil yoluna gittiğini, 12.10.2017 tanzim tarihli bilirkişi raporunun 04.10.2017 tarihli keşif sonrası tanzim edildiği, oysa müvekkili tarafından işin fiilen 07.10,2017 tarihli yarım günlük yağış sonrasında 08.10,2017'de akıntı tespit edilen 5 yere müdahale edilmesi sonrasında ve resmen 16.10.2017 tarihli İş Sonu Raporu’nun davalı sigorta şirketine verilmesiyle teslim edildiğini, 17.11.2017tanzim tarihli ..... teknik raporunda hasarın yoğun olduğu çatılarda mcnbranlarm değiştirilmesi yerine onarılması yoluna gidilmesinin yanlış bîr yöntem seçimi olduğunun başlıca tespit olduğunu, onarım işinde yöntemin davahlurca belirlendiğini, bu konuda müvekkili şirketin hiçbir inisiyatifinin olmadığını, ..... Holding A.Şfnin TBK m. 473/1' II ve taraflar arasındaki Sözleşmenin 9. maddesine riayet etmediği, böylece esasen olmadığı gibi şeklen de yapılan ön ödemeleri isteme hakkının bulunmadığını, davalı işverenin TDK m. 475Tteki seçimlik haklarım kullanmadığını, işin süresi belli olduğuna göre TRK m. 479 gereği teslim anında bedel ödeme borcunun muaccel hale geldiğini, işin, yağmur yağmasının beklenmesi nedeniyle ..... Holding A.Ş, taralından teslim alınmamasının. Sözleşmede belirtilmediği için muacceliyet olgusunu ilgilendirmediğini, işin teslim anının fiilen 08.10.2017 tarihi olduğunu, öncelikle davalılardan ..... Holding A.Ş.'nin davacı şirket aleyhine açmış olduğu ve Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasına konu ettiği toplam alacak kalemi olan 641.705,01- TL kadar davalı ..... Holding A.Ş.'ne borçlu olunmadığının tespitine, aksine ve fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kayıt ve şartıyla, davalı ..... Holding A.Ş,den sözleşme gereği KDV dahil 175.849,32- TL alacaklı olduklarının tespitine aynı zamanda anılan meblağın işin teslim tarihi olan 08,10.2017 tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte anılan davalıdan tahsiline, aynı gerekçelerle vc sözleşme gereği diğer davalı ..... Sigorta A.Ş,‘den de müvekkili şirkete ödenmeyen KDV dahil 527.547,99.- TL nin 08.10.2017 teslim tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Holding A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; müvvekkili ..... Holding A.Ş. idaresindeki ..... .... Merkezi sergi salonlarının çatılarında 27.07.2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleşen fırtınadan dolayı hasar meydana geldiğini, çatılarda meydana gelen bu hasarın giderilmesi için müvekkilinin sigortacısı olan diğer davalı ..... Sigorta A.Ş.'ye başvurmuş bulunduğunu, yapmış olduğu başvuru üzerine müvekkilim diğer davalı .....'nin yönlendirmesi ile davacı firma ile hasar gören çatıların onarımı için anlaşmış ve 17.08.2018 tarihli ve 1.220.000,00 TL + KDV bedelli Çatı Kaplama ve Onarımı Sözleşmesi imzaladığını, imzalanan sözleşme gereği de müvekkilinin sigorta poliçesi alacağından düşülmek üzere ..... tarafından davacıya 539.850,00 TL hasar bedel avansı olarak ödenmiş, aynı zamanda müvekkilinin de davacıya 100.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak davacı firma sözleşme gereği üstlendiği işi gereği gibi yerine getirmemiş çatıların fırtına sonrası onarımını gerçekleştiremediğini, müvekkilinin Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi ..... D.İş dosyası ile durum tespiti yaptırdığını, mahkemece yapılan tespitte de davacının işini gereği gibi yapmaması nedeniyle çatılardaki sorunun devam ettiğinin tespit edildiğini, davacının müvekkili tarafından yapılan bildirime rağmen ödemeyi yapmayınca da, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı icra takibini başlattığını, açılan icra takibine karşı davacı firmanın itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ..... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların kabulü anlamına gelmemek kaydı ile aktif husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiği, dava dışı sigorta ettiren / Sigortalı ..... Uluslararası fuarcılık A.Ş, müvekkili şirkeie “27.07.2017 tarihinde İstanbul genelinde etkili olan aştn yağmur, fırtına ve dolu yağışı sonucu işletmelerine ait fuar alanlarının bazılarının çatılarında ve kapılarında muhtelif hasar oluştuğu" bildirmesi sonucu ...... nolu hasar dosyası açılarak Eksper görevlendirmesi yapıldığını, Ekspertiz çalışmaları esnasında sigortalı yetkililerin nezaretiyle ...... firması ile davacı ..... Restorasyon firmasının hasar mahalline giderek çözüm yöntemlerini değerlendirmesi ve sigortalıya teklif vermesinin istendiğini, müvekkili sigorta şirketinin sözleşmenin tarafı olmadığı, ilgili Sözleşme kapsamında sigortalı şirketin müvekkili sigorta şirketine gönderdiği 25.08.2017 tarihli muvafakat yazısı doğrultusunda davacıya sigorta kapsamında 539.850.- TL ödendiğini, sözleşmelerin nispiligi ilkesi uyarınca alacaklının nisbi hakkını ancak borçluya karşı ileri sürebileceği ve bu nedenle müvekkili aleyhine açılan davanın reddi gerektiği savunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın