12. Hukuk Dairesi

Asıl ve birleşen dava saklama sözleşmesi (ardiye hizmeti ) uyarınca saklama ücreti için düzenlenen fatura alacağının davalıdan tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; birleşen davanın kabulüne, asıl davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Ardiye sözleşmesinin geçerliliği herhangi bir şekle tabii olmayıp sözlü olarak da kurulabilir. Ardiye ücreti taraflar arasında yazılı sözleşmeyle belirlenebileceği gibi belirlenmemiş ise alışılmış olan ücret talep edilebilecektir. Somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla beraber, davalının yetkili gümrük müşavirliği aracılığıyla davalıya ait mallar davacının genel antreposuna konulmuş olup bu şekilde ardiye sözleşmesi kurulmuştur. Davalı davacının sözleşmeyi tek taraflı değiştiremeyeceğini konteyner başına istenen 600-euro ücretin fahiş olduğunu ,davacının dava dilekçesinde delil olarak dayanmadığı ve şirket yetkilisi ile yapılmayan e-posta yazışmaların dosyadan çıkarmasını ve delil olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ileri sürmektedir .Davacı dilekçeler teatisi tamamlanmadan cevaba cevap dilekçesinde e-posta yazışmalarına delil olarak dayanmış olup bu deliller iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalmamaktadır. Davacı e-postaları davalının yetkili gümrük müşaviri ve davalı şirkete gönderdiği gibi ayrıca e-posta ile aynı içerikte davalı şirkete ihtar gönderdiği ve davalı şirkette ihtara cevap verdiğinden davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Saklama sözleşmesinin 6 aylık süre için konteyner başına 125-euro ücret karşılığında yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Borçlar Kanunu'nda ardiye sözleşmesine ilişkin hüküm bulunmayan hallerde kira sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanacağı ve süresi dolan sözleşme zımnen uzatılmış ise eski şartlarda devam edeceği yönünde ise de somut olayda saklama sözleşmesi belirli süre için yapılmış ve süre bitiminde zımnen uzamamıştır. Davacı 6 aylık süre için yapılan sözleşme bitmeden önce davalıya sözleşmenin sona erdirilmesini ve eşyaların antrepodan alınması(davacı antrepocu uzun süre sessiz kalmamış, BK’nın 98/2 maddesi delaletiyle 44. maddesi uyarınca zararın artmasına sebebiyet vermemiştir) sona erdirilmemesi halinde konteyner başına 600- euro ücret üzerinden devam edeceğini bildirmiş, davalı ise eski ücretten devam edeceğini bildirerek saklamaya konu eşyalarını almayarak sözleşmeye devam etme iradesi ortaya koymuştur. Bu durumda eski sözleşmenin taraflar arasında zımnen uzadığından bahsedilemeyecek olup yeni dönem sözleşmenin ücreti konusunda ihtilaf doğmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmede davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak değiştirebileceği yönünde bir hüküm bulunduğu dosya kapsamında ortaya konulmamıştır.Ancak davacı üstün konumunu kullanarak fahiş ücret talep edemeyecek ise de sözleşmenin eski şartlarla devam edeceği gerekçesiyle davacının piyasa rayicinin altında indirimli ücretten de sözleşmeye devam etmeye de zorlanması da adil olmayacaktır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap