5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesi özetle; davalının şirketinden yaptığı mal alımları sebebiyle tarafına borçlandığını, davalı ile yapılan satış işlemleri sonrasında 28.400,00 TL bedelli fatura ve irsaliye düzenlendiğini ancak davalının borcunu ödememesi üzerine ... 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile takibe geçildiği ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bildirmekle itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren avans faizi ve avans faizinin KDV'si ile davalıdan tahsilini, alacağın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak tensip zaptı ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği görülmekle davalı tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesi özetle; davacı tarafından yetkiyi bildirir herhangi bir sözleşme bulunmadığını ve davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacıya borcunun bulunmadığını, faturada kendisinin imzasının bulunmadığını, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirket ile 2016 yılında çalıştığını, çalıştığı dönemde ise yapılan tüm alışverişlerin peşin olarak yapıldığını, 2017 yılında ise davacı ile arasında herhangi bir alışverişin mevcut olmadığını bildirmekle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davaya konu 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, davacı/alacaklının 28.400,00 TL asıl alacağın davalı/borçludan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı/borçlunun 10/06/2019 tarihli dilekçesi ile yetkiye, icra takibine ve borca itirazı üzerine takibin durduğu görüldü. Dava; Davacının toplam 28.400,00 TL'lik alacağının tahsili için yaptığı icra takibine davalının itirazı üzerine açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 1.1.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 3/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre : MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Dava itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasının konusu; takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu bir alacaktır. Doktrinde ve yargısal içtihatlarda belirtildiği üzere; itirazın iptali davası genel hükümlere göre görülen ve eda hükmünü içeren bir alacak davası niteliğindedir. Somut olayda; arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin mahkememiz dosyasına sunulmadığının anlaşılması üzerine mahkememizce düzenlenen tensip tutanağının 12 numaralı bendi ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının ıslak imzalı aslının veya arabulucu tarafından aslı gibidir onaylı suretinin sunulması için 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği ihtar edilmiştir. Yapılan ihtara rağmen arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği verilen sürede mahkememiz dosyasına sunulmamıştır. Her ne kadar davacı vekili 02.03.2020 tarihli duruşma oturumunda arabuluculuk son tutanağını sunabileceğini beyan etmişse de 6325 sayılı Kanun uyarınca davacı taraf ihtaratlı olarak verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını sunmak zorundadır. Bu hususta yeniden süre verilemeyeceği gibi usulüne uygun olarak verilen kesin süreye uyulmamasının kanuni sonucu davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmasıdır. Tüm bu nedenlerle 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap