Davacı vekilinin vermiş olduğu 10.03.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "taraflar arasında 10/11/2016 tarihinde ... Sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme kapsamında yüklenici sıfatındaki davalı sözleşmeye uygun olarak binanın çatısını oluşturacağını, bunun karşılığında da müvekkili tarafından belirtilen tutarın ödeneceği konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkili şirketin her türlü edimini yerine getirmesine rağmen davalının üzerine düşen edimlerini yapmadığını, sözleşmede kararlaştırılan süreden hem daha geç, hem de eksik şekilde yerine getirdiğini, davalıya ihtarname ile 15/02/2017 tarihine kadar giderilmesi talep edilmiş ise de davalı taraftan gönderilen cevabi ihtarname ile herhangi bir kusurunun olmadığının iddia edildiğini, sözleşmenin davalıya yüklemiş olduğu edimler kısmen eksik de gerçekleştirilmiş olup yapılması kararlaştırılmış olan çatı pencereleri yapılmamış ve çatı altında yer alan yalıtım uygulamasında hata yapılarak, bu hata yüzünden su sızmaları olduğunu, davalının davaya konu hizmeti geç ve eksik ifa etmesinden dolayı inşaat yapımındaki sıra itibariyle çatı uygulamasından sonra yapılması gereken işlemler askıya alınmak zorunda kalındığını beyanla neticeten uğramış olduğu zararlar kapsamında davalının tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi...» talebinde bulunduğu görülmüştür.