40. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı araçla seyir halinde bulunan davalı ...'in viraja hızlı girmesi sonucu yoldan çıkarak uçurumdan yuvarlanması suretiyle meydana gelen trafik kazası nedeniyle aralarında müteveffa destek ...'un da bulunduğu 9 kişinin öldüğünü, kazadan önce Süleyman Demirel Üniversitesinde öğrenci olan destek muris ...'un müvekkillerine evlat ve abla olmanın bilinciyle maddi ve manevi açıdan destek olduğunu, müvekkillerinin desteğin hayatını kaybettiğini büyük acı içinde öğrendiklerini belirterek: Müvekkili ... için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketinin poliçedeki limitle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ... için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.900,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketinin poliçedeki limitle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ... için 110.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ... için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketinin poliçedeki limitle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ... için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketinin poliçedeki limitle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ... için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketinin poliçedeki limitle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu Trafik Sigortacısı olan müvekkilinin, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında meydana gelen kazadan sorumlu olmadığını, zararın öncelikle "Zorunlu Taşıma Poliçesinden" karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar edilen ... Sigorta Şirketi dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın sigortacı şirket tarafından 28/08/2014 - 25/03/2015 vadeli Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, yolcu bileti olmayan kişilerin kapsam dışında kaldığını, 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu'nun 18 ve 17'nci maddelerinde düzenlenen sorumluluğun şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımaları yönünden olduğunu beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacılar ..., ... ve ...'un maddi tazminat davalarının reddine, Davacılar ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... lehine 40.069,28 TL, davacı ... lehine ise 49.111,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, sigorta şirketi için dava tarihi olan 07/04/2016, diğer davalılar için olay tarihi olan 27/10/2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, Davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile ... lehine 60.000,00 TL, ... lehine 60.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... lehine ise ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 27/10/2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşıma işi sırasında meydana gelen trafik kazası yönünden, Zorunlu Trafik Sigortacısı olan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, zararın öncelikle zorunlu taşıma poliçesinden karşılanması gerektiğini, dayanılan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nin 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Aktüer bilirkişi raporunda anne ...'un destekten yoksun kalma tazminatının 42.027,92 TL, baba ...'un destekten yoksun kalma tazminatının 51.254,33 TL, tazminattan tenzili gereken yetiştirme giderinin 3.917,28 TL olduğunu, buna göre ... ve ...'un davalı sigorta şirketinden toplam 89.374,97 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebileceği belirtilmiştir. Isparta İl Emniyet Müdürlüğü tarafından ... plakalı otobüsün 26/08/2014 tarihinden itibaren ... adına tescil kaydının devam ettiği bildirilmiştir. Davalılardan ... Sigorta AŞ tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle 26/08/2014 tarihi ile 26/08/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalanan diğer davalı ...'ın idaresindeki ... plaka sayılı otobüsün seyir halinde bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası sonucu aralarında davacılar ... ve ...'un desteği diğer davacıların ise kardeşi olan müteveffa ...'un da bulunduğu toplam 9 kişinin vefat ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhbar olunan ... Sigorta Şirketi vekili tarafından 13.07.2017 günü sunulan dilekçeyle; ... plaka sayılı aracın, sigortacı şirket tarafından tanzim edilen 28.08.2014-25.03.2015 vadeli ... numaralı Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı olduğunu beyan etmiştir. Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuksal sorun; davalı ... Sigorta AŞ tarafından ZMSS poliçesiyle, davanın ihbar edildiği ... Sigorta AŞ tarafından ise Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasıyla sigortalanan taşımayı yapan ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ...'in idaresinde iken gerçekleşen rizikodan ZMSS sigortacısının sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Sözü edilen Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 17'nci maddesi ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.1'inci maddesine göre, bu sigorta türü ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunundan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Aynı Kanunun 18 nci maddesi uyarınca da; taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasanın 17 nci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanunun 19'uncu maddesinin son fıkrası ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8 nci maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki, 26 Nisan 2016 gün ve 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunun 17'nci maddesiyle; yukarıda açıklanan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 3 üncü maddesinde söz edilen “Sorumluluk sigortası” tanımı değiştirilerek, aynı Kanunun 17 ila 25'inci maddeleri yürürlükten kaldırılmış ise de, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin akdedildiği tarihte yürürlükte olan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 3üncü maddesi ile 17 ila 25'inci maddeleri uygulama alanı bulacaktır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; uğranılan zarar bakımından öncelikle taşımayı yapan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına başvurulması gerekirken, karayolu taşımacılık sigortacısıyla müştereken ve müteselsilen bir sorumluluğu bulunmayan ZMMS sigortacısının sorumlu olduğunun kabulü doğru değildir. Bu itibarla davalı ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın