12. Hukuk Dairesi
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı alacaklı şirket ile cari taşımacılık ile ilgili hiçbir sözleşme bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen faturalara ilişkin yapıldğı iddia edilen taşımaların yapılmadığını, yapılmış olsa bile nakit olarak karşılıklarının ödendiğini, beyan ederek öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile açılan davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 21.04.2016 tarihli 2.cevap dilekçesinde cevap dilekçesini tekrarla davacı tarafından düzenlenen 7 adet taşımaya konu fatura bedellerini ödediklerini kalan 6 adet fatura konu taşımayı kabul etmediklerini belertmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; Davalıya ait ticari defter kayıtlarında kayıtlı olmayan 31.01.2014 tarihli 1.283,57 TL tutarlı, 08.12.2014 tarihli 2.433,79 TL tutarlı, 08.12.2014 tarihli 1.580,04 TL tutarlı faturaları bedelinin peşin olarak ödendiğinin davalının beyan ettiği, ancak 3 fatura bedelini ödediğini davalının belgesi ile kanıtlayamadığı, dolayısıyla bu üç fatura içeriği hizmetin de davalıya verildiğinin kabulü gerektiği, bu durumda davacının 3.71,62 TL + 5.297,39 TL = 8.369,01 TL bakiye alacağının bulunduğu, davacının 31.03.2015 tarih, 141,30-TL, 18.04.2015 tarihli 371,88 TL, 16.05.2015 tarih 33,38 TL tutarlı olmak üzere davalı defter kayıtlarında da yer almayan toplam 552,97-TL tutarlı fatura muhteviyatı hizmeti davalıya verdiğini kanıtlayamadığını, davacı 552,97-TL tutarlı fatura muhteviyatı hizmeti davalıya verdiğine ilişkin olarak yemin delilini kullanmayacağını belirttiği, ödeme iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamayan davalı yemin delilini kullanacağını belirterek davacı şirket yetkililerine yemini eda ettirilmekle davacının takip tarihi itibariyle 8.369,02- TL alacağı bulunduğu, gerekçesiyle bu miktar yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde ;Mahkemece yemin metnine riayet edilmediğini ,Davacı şirket temsilcisi sıfatı ile yemin veren gerçek kişiler sunulan imza sirküleri incelendiğinde yemin vermeye salahiyet sahibi olmadığını,şahitlerinin dinlenmediğini, Bir ticari teamül olan, cari çalışma yapılmayan mal kargo/taşımacılık hizmetlerinde ücretin peşin veya teslimde nakden tahsili esası yok sayıldığı,bu konu üzerindeki ısrari beyanlarının dinlenmediği ve sanki taraflar arasında bir cari hizmet sözleşmesi varmış gibi yargılama yapıldığını, kapıda teslim edilen ve ücreti peşinen ödenen yada kapıda nakden ödenen tüm taşımacılık hizmetleri için bir talep söz konusu olabileceğini ve bu hem hayatın olağan akışına, hem ticari teamüllere aykırı olduğunu belirterek istinafa konu kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini ve buna bağlı olarak haksız takip neticesinde ilgili yasaların gereğince karar verilmesini talep etmiştr.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın