içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı ...... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi arasındaki ticari ilişki sebebi ile davalı firmanın müvekkili şirketten ürün aldığını ve almış olduğu ürünlere istinaden müvekkili şirket tarafından fatura kesildiğini ve kesilen faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği gibi ödemesinin de yapılmadığından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve borçlu şirketçe zaman kazanmak için hukuka aykırı bir şekilde takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğundan bahisle itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm dosya muhteviyâtı küllîyen tetkîk edildiğinde; Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü müdde-i iddiasını ispatla mükelleftir kuralı gereği davacı üzerindedir. Tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak davacının iddiası noktasında ticari defterleri üzerinde ihtaratlı inceleme kararı verilmiştir. Bilirkişi ücretinin yatırılması noktasında davacıya açık, anlaşılır ve sonuçlarını belirtir şekilde kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmaması ve inceleme günü itibariyle defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle inceleme yapılamadığına dair tutanak tutulmuştur. Gelinen aşamada miktar itibariyle davacının iddiasını yasal delillerle ispat etmesi gerekmekte olup buna ilişkin delil de sunamadığı, kendisine yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin metni sunmayacaklarını beyan etmeleri üzerine davacının talepleri hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın