19. Ceza Dairesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Dosya kapsamında sanığın dikiliden ağaç kestiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilememiş ise de; sanığın savunmasında kesilmiş ağaçları gördüğünü ve eve götürmek için aşağıya doğru yuvarladığını beyan etmesi karşısında, 6831 sayılı Kanun'un 108. maddesinde yazılı suçun sübuta erdiği ve 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun önödemeyi düzenleyen 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 6831 sayılı Kanun'un 108. maddesine aykırılık suçunun önödeme kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla; sanık hakkında önödeme prosedürü uygulanarak, sonucuna göre hukukî durumun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın