12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2013/6046 E. , 2013/15415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/08/2012
NUMARASI : 2012/425-2012/499
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla takibe karşı borçlunun 11.07.2012 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda; 26.10.2011 tarihinde icra müdürlüğüne giderek takip dosyası ile ilgili borca ve faize itiraz ettiğini, icra müdürlüğünce itirazın süresinde olmadığı gerekçesiyle takibin devamına karar verildiğini, ödeme emrinin usulsüz tebliğini 08.07.2012 tarihinde öğrendiğini ileri sürerek icra müdürlüğünce takibin devamına yönelik olarak verilen kararın kaldırılmasını ve takibin durdurulmasını talep ettiği görülmektedir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/112-258 Esas-1991/1344 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, seçilen takip şekline göre borçlunun icra dairesine itiraz etmesinden ayrı olarak (7) günlük şikayet süresi içinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurması da zorunludur. Bir diğer anlatımla, borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması "şikayet" niteliğindedir.
İİK.nun 16/l.maddesi gereğince şikayetin, işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması zorunludur. İcra müdürünün, borçluya çıkarılan ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini tespit yönünde bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Somut olayda, borçlu 26.10.2011 tarihinde takip dosyasına müracaat ederek takipten 26.10.2011 tarihinde haberdar olduğunu beyan ettiğine göre, usulsüz olduğunu iddia ettiği tebligatı da bu tarih itibariyle öğrendiğinin kabulü gerekir.
Bu durumda borçlunun, usulsüz tebliğ işlemini öğrendiği 26.10.2011 tarihinden itibaren İİK.nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra 11.07.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurmuş olması karşısında, mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re'sen (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.