9. Hukuk Dairesi 2019/4465 E. , 2020/4725 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin inşaat mühendisi olarak 2008-2010 yılları arasında Arnavutluk projesinde en son 1.500,00 Euro, 2011-2014 yılları arasında Kosova projesinde en son 1.650,00 Euro ücretle çalıştığını, projelerin bitimi sonrasında haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkarıldığını, söz konusu projelerde hafta tatilleri kullandırılmaksızın 07.00-19.00 saatleri arasında ve çoğu zaman da işin bitmemesi dolayısıyla 21.00'e kadar çalıştığını, bazı aylarda 1 gün tatil verildiğini, resmi ve dini bayramlarda çalıştırıldığını, karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının çalışmasının proje bazlı ve dönemsel çalışmalar olup belirli süreli iş akdi esaslarına göre olduğunu, iş akdinin projelerin veya proje içerisinde çalışılan görevin sona ermesi ile sona erdiğini, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının ihbar tazminatının ödendiğini, davacıya saat ücreti esas alınarak fazla mesai, bayram ve genel tatil ve hafta tatili alacaklarının hesaplanarak ödendiğini, davacının son aylık ücretinin 1.400.00 Euro olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) İlk derece Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. D) İstinaf Dairesi Kararı:
Davalı vekilinin istinafa yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonunda, "...taraflar arasındaki iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın çözümünde çalışılan yabancı ülke hukukunun uygulama talebinin yerinde olmadığı, Türk hukukunun uygulanması gerektiği, ücret bordrolarında fazla çalışma, hafta tatili ile bayram genel tatil ücreti gibi tahakkuklara değişen miktarlarda yer verilse de, bordro sonucu aynı ücret üzerinden gerçekleştiği, bu nedenle de bordroların fazla çalışma ile hafta tatili ve genel tatil tahakkuklarını içermediği, davacının hafta tatili fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacağı olduğu sonucuna varıldığı, bilirkişi raporundaki hesaplamaların doğru olduğu..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. F) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Fazla mesai ücretlerinin hesabı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Taraflar arasında imzalanmış olan 05/09/2011 tarihli iş sözleşmesinde fazla çalışmanın aylık ücrete dahil olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacının kabul edilen ücretinin yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresini karşılayacak miktarda olması karşısında yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerektiği gözetilerek yıllık 270, haftalık 5,2 saati aşan fazla mesai ücret alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. İmzalanan sözleşmenin 05/09/2011 - 15/12/2012 tarih aralığını kapsayan çalışma dönemi için geçerli olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. G) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı 6100 sayılı HMK.’nın 373. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.