15. Ceza Dairesi
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin bozma ilamı üzerine, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın, katılanların birlikte oturdukları ikametlerine gidip, kapıyı açan katılanlara kendisini İsmail ismiyle tanıtıp, katılan ...‘nin sigortada birikmiş 12.000 TL parasının bulunduğunu, bu parayı ödeyeceklerini ve bunun için 1.700 TL tutarındaki vergiyi ödemeleri gerektiğini söylediği, katılan ...’nin evde biriktirdikleri 1.000 Euro parayı getirip diğer katılan ...’ye vermesi üzerine, sanık ile katılan ...’nin birlikte söz konusu birikmiş parayı almak üzere evden çıktıkları, yolda giderlerken sanığın, eline 12.000 TL geçeceğini düşünen katılan ...’den 1.000 Euro parayı aldıktan sonra karşı kaldırıma gidip geleceğini söyleyerek adı geçen katılanın yanından ayrıldığı ve geri dönmediği, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunmaları, katılan beyanları, eşkal teşhis raporu ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın uzlaşmaya ve katılanların zararını karşılamak istediğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın