Esas No
E. 2013/6799
Karar No
K. 2013/15614
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2013/6799 E.  ,  2013/15614 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Eğirdir İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 11/12/2012

NUMARASI : 2012/42-2012/53

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimitarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde ancak o zaman, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesinde selahiyetli kişilerin bulunmadığının tebligat belgesinde gösterilip bunun açıklanması lüzumu hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda borçlu kooperatif adına çıkarılan ödeme emrinin " adresteki bulunan annesi Esma Yıldız'a"  tebliğ edildiği belirlenmiştir. Buna göre borçlu şirketin yetkili temsilcisinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden ve  kooperatifin memur veya müstahdemi olmayan ve borçlu ile ilgisi belirlenmeyen kişiye açıklanan şerh ile yapılan tebliğ işlemi 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri ile tebliğ işleminin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olup olayda uygulanması gereken Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesine aykırı olduğundan usulsüzdür. Bu ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 22.06.1988 tarih 1988/12-266 sayılı kararında da kabul edilmiştir. (HGK. nun 13.05.2009 tarih, 2009/12-184/187 sayılı kararı) 7201 Sayılı Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.

Öte yandan, Hukuk Genel Kurulu'nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas-1991/344  Karar  sayılı  ilamında  da  açıklandığı  üzere   “...usulsüz  tebliğ   işlemini   öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir”.  Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez. Bu nedenle borçlunun takibe, iş yerinde kimse bulunmadığından gerçekleştirilemeyen hacizler vasıtasıyla muttali olduğunun kabulü de mümkün değildir. O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile 7201 Sayılı Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ödeme emri tebliğ tarihinin borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi yerine, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.