11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/3428 E. , 2020/951 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.09.2010 tarih ve 2009/148-2010/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince “keyif” ibareli 21. sınıftaki “cam ürünleri” kapsayan marka başvurusunun diğer davalı adına tescilli “keyif” ibareli marka mesnet alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine karar verildiğini, YİDK kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira emtia bakımından farklılık bulunduğunu, anılan madde koşullarının oluşmadığını ileri sürerek 2009-M-2225 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı TPMK vekili, başvuru ile redde gerekçe gösterilen markanın ayırt edilemeyecek derece benzer, hatta aynı olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca aynı türde mal ve hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markaların tescil edilemeyeceği, başvuru ile mesnet markanın işaretlerinin görsel, işitsel ve anlamsal açılardan aynı olduğu, başvuru kapsamındaki malların tıpkı redde gerekçe marka kapsamında yer alan mallarda olduğu gibi, ortalama tüketicilerin züccaciyelerden, marketlerden satın alabildikleri mallar olduğu, yine bu malların kullanımları arasında ilişki nedeniyle ürünlerin tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu ve ürünler arasında bağlantı kurulabileceği, bu nedenle redde mesnet marka ile başvuru kapsamındaki malların aynı/aynı tür olarak nitelendirilebileceği, davanın 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesine dayanması nedeniyle diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceği gibi davalı şirket bakımından davanın atiye terk edildiği gerekçesi ile TPMK yönünden davanın reddine, diğer davalı bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.