11. Hukuk Dairesi

MUHALEFET ŞERHİ Dava bankacılık işlemine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece; davacının hesabından sahte virmanla yapılan işlemde davalı bankanın sorumlu olduğu, ancak, davacının da işlemler nedeniyle müterafik kusuru bulunduğu, bu nedenle davacının %20 müterafik kusuru esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Daire çoğunluğu, davacının, hesabına aktarılan paranın gerçek hak sahibi olmadığı, banka görevlisi tarafından havuz hesap olarak kullanıldığı ve davacının talebinin reddi gerektiğine işaretle karar bozulmuştur. Ne var ki, sahtelik yapılan işlem davacının İş Bankası hesabından gelen ve davalı ...'na devredilen Etibank A.Ş.'deki hesabından yapılmış olmakla paranın geldiği hesap belli ve banka görevlisinin de sahteciliği ceza mahkemesi kararı ile de sabit olmakla hesap sahibi davacının müterafik kusurundan söz etmek mümkün değildir. Ceza Mahkemesinde davacının da yargılanmasına konu edilen hesaplar eldeki davanın konusunu oluşturan hesaplardan değildir. Bu nedenle ceza mahkemesinin maddi vakıa olarak belirlediği hususlar eldeki dava açısından değerlendirmeye esas alınamaz. Öte yandan; davacının İş Bankası A.Ş.'deki hesabına gelen dava konusu paranın Etibank A.Ş.'deki dava dışı Orhan'ın hesabından virman yolu ile gelmiş olması da davacının İş Bankası A.Ş.'deki hesabının fiktif olarak oluşturulmuş bir hesap olduğu sonucunu doğurmaz. Zira Etibank A.Ş.'de hesap sahibi olarak görünen Orhan'ın 2003 yılından bu yana ne davacıdan ne de davalıdan herhangi bir talebi olmamıştır. O halde; Orhan hesabından davacı hesabına gelen paranın hukuki nedeninin bu davada araştırılmasına/ değerlendirilmesine gerek yoktur. Eldeki davanın konusuna Etibank A.Ş.'deki davacı hesabından yapılan usulsüz işlem oluşturduğundan önceki hesaplarla ilgili olarak paranın kaynağının tartışılması ve bu tartışmada eldeki dava konusu hesapla ilgili olmayan ceza mahkemesi kararının da bozma gerekçesi yapılması somut olay adaleti ilkesine da aykırıdır. Dairemizin önceki bozma kararında da davacının sahte virman işleminden hemen sonra şikayette bulunduğu, virman işlemi sonrasında da hesapta herhangi bir işlem yapmadığına işaret edilerek sessiz kalma ve işlemlere icazet verme durumunun söz konusu olmadığı belirlenmiştir. O halde davacının İş Bankası A.Ş.'deki hesabından gelen paranın yine davacıya ait davalı bankadaki hesabına alınmasından sonra banka görevlisinin sahteciliği ile başka bir hesaba aktarılması sonucunda oluşan davacı zararından davalı bankanın sorumlu olduğu yönündeki mahkeme gerekçesi doğrudur. Ancak; mahkemenin davacının müterafik kusuruna gerekçe gösterdiği husus Dairemizin bozması kapsamında kusur olarak değerlendirilmemiştir. Banka müşterisinin hesabında uzun süre işlem yapılmaması olsa olsa zamanaşımı açısından değerlendirilebilecek bir husus olmasına rağmen, mahkemece bozma sonrasında bu hususu müterafik kusur gerekçesi olarak gösterilmesi doğru olmamıştır. Sonuç olarak yerel mahkemenin hesaptaki paranın davacıya aidiyeti yönündeki kararı doğru, ancak müterafik kusur gerekçesi yerinde olmadığından kararın davacı yararına bozulması gerekir iken aksi yöndeki gerekçeyle davalı banka yararına bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap