11. Hukuk Dairesi         2019/4036 E.  ,  2020/2309 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04/04/2019 tarih ve 2018/328-2019/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankanın Tümsan İkitelli şubesindeki kredili mevduat hesabından 19/12/2008 tarihinde 4.860,00 TL para çekildiğini, durumun anlaşılması sonrasında bankadan işlem makbuzlarının talep edildiğini, yapılan incelemede dekonttaki imzanın müvekkiline ait olmadığını anlaşıldığını, paranın müvekkili tarafından çekilmediğini, müvekkilinin bankadan kredi kullanarak aldığı dairenin müteahhidi ...’in banka personelleri ile yakın ilişkisini kullanarak müvekkilinin hesabı dışında taşınmaz sattığı başka kişilerin hesaplarından da para çektiğinin öğrenildiğini, davalı banka ile görüşülerek yanlışlığın düzeltilmesinin istenilmesine rağmen davalının müvekkilinin talebi kabul etmediğini, davalının müvekkiline icra baskısı ile ödemeler yaptırdığını, kredi almak amacı ile imzalanan sözleşmedeki imzalar ile para çekme dekontundaki imzanın karşılaştırıldığında imzanın taklit edildiğinin anlaşılacağını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 4.860,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının hesapları incelendiğinde 16/02/2009-15/10/2010 tarihleri arasında toplam 3.910,00 TL'nin kredi ödemesi veya hesaba havale ile davacının hesabına yatırıldığını, ayrıca aynı tarihler arasındaki işlemlerle ilgili faiz tahakkuklarının ödenip risk bakiyesinin 2012 yılı ortalarına kadar dava konusu çekim miktarı olan 4.800,00 TL.sine yakın tutulduğunu, davacının haberi olmaksızın para çekildiğini iddia etmesine rağmen bu konuda 4 yıl boyunca resmi mercilerde ve Banka nezdinde şikayette bulunmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olup, dava konusu işlemin davacının bilgisi ve onayı ile yapıldığını gösterdiğini, davacının bankada kayıtlı cep telefonuna hesabında oluşan faiz bakiyeleri ile ilgili olarak 2009-2012 yılları arasında 36 adet mesaj gönderildiğini, davacının işlem sonrasında şubeye gidip kullandığı konut kredisini yapılandırıp, diğer kredisini kapattığını, tüm hususların birlikte değerlendirildiğinde aslen davacının dava dışı Şimşek ailesi ile ihtilafa düşüp borçtan kurtulmak saiki ile hareket ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın kayıt, defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinden davalı bankanın davacının sistemde kayıtlı telefonuna hesap hareketlerine dair bilgileri SMS yolu ile ilettiğini ispat edemediği, bir güven kurumu olan bankanın herhangi bir yazılı talimat bulunmadan hatta davacının bizzat imzasını taşımayan ve sahte bir imza ile yapmış olduğu ödeme nedeniyle tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının davalıya 4.860,00-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 243,19 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
03.03.2020 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk