Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirkette uzun yıllar genel müdür olarak çalıştığını, 2016 yılında sorunlu bir şekilde şirketten ayrıldığını, işten çıkınca şirkete zarar vermek için her türlü yasadışı yola başvurduğunu, şirketle çalışırken de şirket aleyhine yasadışı işlerin içinde olduğunu, devam eden davalarda bilirkişi raporları ile bu durumun tespit edildiğini, işten ayrıldıktan sonra da kötü niyetli olarak "----------markasını kendi adına tescil ettirmiş olduğunu, yine davalının şirkette çalışırken------- anlaşarak aynı anda iş akdini fesh ederek müvekkiline ihtarname keşide ettiklerini, bu konuya ilişkin Bakırköy ---- İş Mahkemesi' nın ------Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, davalının ve ekibinde yer alan kişilerin müvekkil şirketin ticari sırlarını şirkette çalışacakları dönemde üçüncü şahıslara sattığının tespit edildiğini, bu nedenle davalı yana Bakırköy ----. Noterliği'inin --- yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiklerini, davalı yanın müvekkilini her yönden sıkıştırmak için farklı yollara başvurduğunu, tehdit ve şantajla müvekkilinden 3 milyon TL ye yakın para talep ettiğini, müvekkil firmada çalışırken müvekkilin parasın---- adını da kendi adına aldığını, işten ayrıldıktan sonra ilgili alan adına dair gerekli şifreleri müvekkiline vermediğini, müvekkil firmanın davalı yanın vermiş olduğu zararlarla ilgilenirken, davalı tarafın ---- nezdinde müvekkiline ait olan markayı kötü niyetle tescil ettirdiğinin farkına vardıklarını, ancak itiraz süresi dolduğu için huzurdaki davayı açtıklarını, yukarda belirttikleri sebeplerle davalı adına tescilli ----- markasının hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVAYA CEVAP / KARŞI DAVA: Davalı - Karşı Davacı vekili cevap dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde özetle: davalı müvekkilinin davacı şirkette çalışırken sigorta primlerinin eksik ödendiğini, fazla mesai ücreti, resmi tatil, hafta tatili ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle Üsküdar ---. Noterliği'nin --------------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş akdini haklı sebeple fesh ettiğini ve akabinde Bakırköy-----. İş Mahkemesi'nin------Esas sayılı dosyası ile alacaklarının tahsili için dava açtığını, davalı müvekkilinin iş akdini haklı sebeple fesh edip söz konusu davayı ikame ettikten sonra, davacı tarafından müvekkiline karşı gerçeğe aykırı bildirimlerle davalar ikame edildiğini ve suç ihbarında bulunulduğunu, nitekim davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği üzere davalı müvekkili hakkında --------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- soruşturma sayılı dosyasından hırsızlık, görevi kötüye kullanma ve sair suçlardan müvekkili hakkında gerçeği aykırı iddialarla suç ihbarında bulunduğunu, söz konusu iddiaların iddiadan öteye geçemediğini bu sebepten kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verileceğini, bu durumun davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiğinin göstergesi olduğunu, yine davacı tarafın Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---------- soruşturma sayılı dosyası ile şantaj, güveni kötüye kullanma ve sair suçlardan bir başka suç ihbarında bulunduğunu, davacının hiçbir maddi delil olmamasına rağmen, müvekkili hakkında suç uydurma gayreti içinde hareket ederek suç ihbarlarında bulunmasının kötü niyetli hareket olduğunu, yine mezkur davada da, davalı müvekkilinin iş akdine haklı sebeple fesh ederek davacıya karşı iş ilişkisinden kaynaklanan alacak davası açmasını kabullenemeyen davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli ikamet ettiği bir başka dava oluşturduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, yine davacının belirttiği ve müvekkilinin---- ettiği hususunun gerçeği yansıtmadığını ve bu konuda ispata dönük herhangi bir ----- ücretlerinin davacı tarafından ödenerek müvekkili adına alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, nitekim müvekkilinin davalı şirkette iddia edildiği gibi mesul müdür olarak çalıştırılmadığını, dolayısıyla davalı müvekkilinin davacı şirket adına ------ alma yetkisi bulunmadığını, davacının iddia ettiğinin tam aksine davalı vekilinin söz konusu sitenin ----- cebinden -----yılında kendi adına aldığını ve bu zamana kadar kullandığını, davacı tarafın benzer bir web sitesini kendisi adına tescil ettirmiş olmasına rağmen; müvekkilinin kendi adına tescil ettirdiği web sitesi adresinin kendisine ait olduğu iddiasının kötü niyet göstergesi olduğunu, davacı taraf vekilin kendi adına tescil -----üzerinde hak iddiası olsaydı web sitesini de kendi adına tescil ettirebileceğinin açık olduğunu, tüm bunların haricinde davacı tarafın müvekkilin gerçek hak sahibi olduğu akademi ---- ve sicilden terkinini talep etmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin söz konusu markayı uzun yıllardır kullandığını bu kullanımının davacı tarafından da bilindiğini, davacının müvekkili ile çalışmasının asıl sebeplerinden birinin de müvekkilinin belirtilen markanın gerçek hak sahibi olduğunu, keza davacının bu hususta müvekkilinin marka hakkından da istifade etmek istediğini ve bu sebeple müvekkili ile bir süre çalıştığını, ancak daha sonra davacı tarafın kötü niyetli davranarak müvekkiline ait olan markanın kendisine ait olduğu iddialarında bulunduğunu, bu durumdan rahatsız olan müvekkilinin söz konusu markanın gerçek hak sahibi olarak ----- markasını adına tescil ettirdiğini, yine bununla beraber davacı tarafın her ne kadar ticaret ünvanının çekirdek kısmında davaya konu markayı ünvanı olarak kullanmakta ise de, bu davacının söz konusu marka üzerinde hak sahibi olduğu anlamına gelmediğini, nitekim davacı tarafın tacir olup basiretli davranma yükümlülüğüne sahip olması gerektiğini, tacir olan davacının söz konusu markayı yıllardır adına tescil ettirmemesinin nedeninin, davalı müvekkilinin söz konusu markanın gerçek hak sahibi olduğunun bilinmesinden kaynaklandığını, ayrıca davacı tarafın, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu markayı da ticari işletmesinde marka olarak hiçbir zaman kullanmadığını, dolayısıyla tüm hususların davacının kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğinin açık göstergesi olduğunu, karşı davalar yönünden; davacı/karşı davalı, müvekkilinin gerçek hak sahibi olarak adına tescil ettirdiği akademi ---- ayırt edilemeyecek derecede benzer -----numaraları ile tescil ettirdiğini, bu hususta yukarıda ayrıntıları ile birlikte "-------.--------adresinin gerçek hak sahibi olduğunu, dolayısıyla tüm hususları bilen davacı/karşı davalının söz konusu markayı kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasıyla, davacı/karşı davalının markasını ayırt edilemeyecek derecede benzer olması ve davacı/karşı davalının kötü niyetli olması sebebiyle ----- başvuru nolu "---- markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı - Karşı Davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; davacı müvekkilinin "---- yılından bu yana - ---- alanlarda kullandığını, şirketin --------şubeleri bulunduğunu, müvekkili şirketin ünvanının çekirdek unsurunu oluşturan----- markasının faturalarında, vergi levhalarında da kullandığını, davalı tarafın markanın gerçek hak sahibiymiş gibi hareket etmesinin tamamen aldatmaca olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkette ---- olarak çalışmadığı iddialarının yanlış olduğunu, Bakırköy ---- İş Mahkemesinin --- Esas sayılı dosyasında tanık olarak verdiği ifadesi ile bu durumun çeliştiğini, işbu mahkeme sürecinde genel müdür olarak çalıştığına dair tüm delillerin dosyada olduğunu, ayrıca müvekkili şirket adına alması gereken -------- yetkilerini kötüye kullanarak --- adına aldığını, ------faturalarının da müvekkile kesildiğini, müvekkilinin bilişim uzmanı olmadığından davalı yanın hilesini anlayamadığını,--------- sitesini, sitenin kendisine ait olduğu düşüncesi ile yıllarca kullandığını, davalının böyle bir hileye başvuracağının aklına dahi gelmediğini, ta ki davalı yanın işten kaçıp şifreleri müvekkiline vermeyince bu durumun ortaya çıktığını,------ firmasından kendi adına almış gibi göstermişse de, o tarihte müvekkil şirkette çalıştığını ve ------- ödemeleri yıllardır müvekkili şirketin yaptığını, ----- olayın araştırılması için yazılan müzekkere neticesinde ------------- tarafından şube müdürüne yazılan yazıda ---------- şirkete kesildiği ve ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığının beyan edildiğini,----- "---- markasını kendisine aitmiş gibi lanse etmeye çalıştığını, ilgili internet ------- şirketinden şirket adına alınması işinin davalı karşı davacıya verilmesinin sebebinin, davalının eski ---------olması nedeniyle bilgisayarla ve teknolojiyle arasının iyi olması olduğunu, davalı tarafın şirketi iflasa sürüklemek için de şifreleri müvekkili yetkilisine vermeyi reddettiğini, davalının tüm bu hukuksuz işlemlerine karşı müvekkillerinin yasal haklarını kullanmasının doğal olduğunu, karşı davaya cevapları yönünden; müvekkili şirketin ----- nezdinde iki ayrı başvuru yaptığını, bunlardan birisinin ----- dosya numarası ile kaydedildiğini, ------numaralı başvurunun tescil edilmesinden sonra ----- numaralı başvuru için gereksiz ikinci kez ilan masrafı yatırılmadığını, davalı karşı davacı yanın ise------dosya numarası -----başvurduğunu ve tescil ettirdiğini, davalı/karşı davacının kötü niyetli tescili dahi müvekkil şirketin tescilinden sonra olduğunu-----yılında müvekkil şirkette çalışmaya başladığında dahi müvekkilin ticari ünvanı olduğunu belirterek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun karşı davanın reddini, davalı yanın cevap dilekçesini kabul etmediklerinden asıl davanın kabulü ile davalı adına----- ---- markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın