Esas No
E. 2019/4014
Karar No
K. 2020/2196
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2019/4014 E.  ,  2020/2196 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13/12/2018 tarih ve 2018/417-2018/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin ÖZDİLEK ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 37. sınıftaki hizmetleri içeren "ÖZ ÖZ DİLEK" ibareli 2012/57411 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilânı üzerine tanınmışlık ve iltibas vakıalarına dayanılarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından kısmen reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma amacının olduğunu, müvekkiline ait tanınmış markaların ayırt edici karakterine zarar verebileceğini ileri sürerek YİDK’nın 2014-M-11865 sayılı kararının iptalini, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

Davalı kurum vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markaların ibarelerinin benzer olmakla beraber 37. sınıf bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4 maddesi uyarınca tescile engel olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; itiraza gerekçe olarak gösterilen davacı marka ile başvuru markası arasında benzerlik bulunduğu ancak, ilişkin oldukları mal ve hizmetler faklı olması nedeni ile aralarında 556 sayılı KHK 7/1-b, 8/1-b anlamında iltibas oluşmadığı, markalar arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, davacı markasının benzerinin farklı grup mal ve hizmetler üzerinde davalı tarafça kullanılması nedeniyle söz konusu mal veya hizmetlerin ortalama tüketicinin bu marka ile tanınmış marka arasında bir bağlantı kurması ve bu bağlantının yaratacağı olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihlerine yön verilmesi suretiyle tanınmış markadan haksız yararlanma sonucuna yol açtığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K556 md.8/4
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog