Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıkların kardeş oldukları, müşterek irade ile hareket ederek ... Mal Müdürlüğü'nden aldıkları 09.06.2004 tarihli belgede mükellefin işe başlangıç tarihini yani emekliliğe esas alınacak tarih olan 17.01.1991 tarihi üzerinde oynama yaparak 1981 haline getirdikleri, kriminal laboratuvardan alınan rapora göre yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetinin bulunduğu, bütün bu işlemleri sanık ...'ın yaptığı, bu şekilde sanık ...'ın emeklilik süresi dolmadığı halde erken emekliliğe sevkedilerek 2005 yılının 8. Ayından 2012 yılının 2. Ayına kadar haksız olarak maaş aldığı ve kurumu 60.041,66 TL zarara uğrattığı, bu suretle sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıklar savunması, katılan ve tanık beyanları, kriminal rapor, tahrifatın ilgili kurumun inceleme ve denetim imkanını ortadan kaldırmadığı ve tüm dosya kapsamına göre mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, sanıkların atılı suçu işledikleri konusunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.