15. Ceza Dairesi
Sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığa atılı güveni kötüye kullanma suçunun 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Katılanın ... marka cep telefonunu tamir amacıyla ...Dünyası isimli iş yerine getirdiği, burada telefonu iş yerinde çalışan sanığa teslim ettiği, katılanın 5-6 gün kadar sonra telefonu geri almak amacıyla bu iş yerine geldiğinde, sanığın kendisine böyle bir telefon teslim edilmediğini beyan ederek cep telefonunu katılana iade etmediği iddia edilen olayda; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak, Suça konu cep telefonunun, sanığın ifa ettiği bir hizmet dolayısıyla kendisine tevdi ve teslim edilmiş olması karşısında, eyleminin TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle aynı maddenin 1. fıkrası uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 26/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın