11. Ceza Dairesi
I-"Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine; ancak: TCK'nin 245/3. maddesi uyarınca, sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişinin, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacağının hükme bağlanması karşısında; gerekçe ve hüküm fıkrasında, sanık hakkında TCK'nin 245/3. maddesi uyarınca ceza tayin edilirken temel cezanın asgari hadden tayin edileceği belirtilmesine rağmen, hapis cezasının alt sınırının 5 yıl, adli para cezasının alt sınırının ise 200 gün olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülerek hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hükmün (B) fıkrasında yer alan ‘‘5 yıl, 200 gün ve 4000 TL‘‘ ibarelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla ‘‘4 yıl, 5 gün ve 100 TL‘‘ ibarelerinin yazılması suretiyle sonuç cezanın “ 4 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası“ olarak belirlenmesi, hükmün (C) fıkrasında yer alan “5 yıl, 200 gün, 6 yıl 3 ay, 250 gün ve 5000 TL“ ibarelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla “4 yıl, 5 gün, 5 yıl, 6 gün ve 120 TL“ ibarelerinin eklenerek sonuç cezanın “ 5 yıl hapis ve 120 TL adli para cezası“ olarak tayin edilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-"Resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde; Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve fotokopi üzerinde mahkemece söz konusu belgenin objektif olarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması karşısında, somut olayda ... adına düzenlenmiş suça konu nüfus cüzdanı aslının ele geçirilemediği ve bu nedenle aldatma yeteneğinin olup olmadığının tespit edilemeyecek olması karşısında; yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın