3. Hukuk Dairesi

Dava dilekçesinde 32.900,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı; 2002/694 E. sayılı dava dosyası ile davalı aleyhine boşanma davası açtığını, mülkiyeti kendisine ait olan ... ... Mah. ... Bulvarı 663 parsel 8 bağımsız nolu bölümde kayıtlı bulunan dairesinden terk ederek ayrıldığını, davalının ise bu taşınmazı fuzulen işgal etmeye, mülkiyeti kendisine ait eşyaları da kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle dairenin kira veya işgali karşılığı olmak üzere 27.900,00 TL ile eşyaların kullanma bedeli olarak 5.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; aile konutu olan dava konusu taşınmazda davacı, kendisi ve iki kızları ile birlikte oturmaktayken davacının evi terk ederek ailesinin yanına yerleştiğini, açılan boşanma davasının kesinleştiğini, davacıya karşı ortak kazançları ile alınan araba ve gayrimenkuller için katkı payının tahsiline ilişkin olarak açmış olduğu dava dosyasının derdest olduğunu, davacının eşyaları almadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece; "alacak konusu yapılan evin her iki tarafın katkıları ile alındığı, ev konusunda açılıp kesinleşen bir dava da bulunmadığından davalının evde oturma hakkının bulunduğu, eşyalar yönünden ise davalı evi müşterek kızları ile birlikte kullandığı" gerekçesiyle taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinden temyiz edilmiştir.Ecrimisil, malik olmayan kötü niyetli işgalcinin, zilyet olmayan malike ödemekle sorumlu olduğu bir tazminattır. TMK'nun 995.maddesinde ve 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı YİB kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür.Somut olayda, mülkiyeti davacıya ait konutu davacı eşin boşanma talebiyle terk etmesi ve boşanma kararının kesinleşmesinden sonra men ihtarı göndermesine rağmen, davalı kadının boşaltmayarak haksız kullanımı nedeniyle ecrimisil istenilmektedir. Taraflar, 9.2.2009 tarihinde kesinleşen ilamla boşanmış olup, boşanmakla evlilik birliği ve davalının aile konutu olarak oturma hakkı sona ermiştir. Davalının bu tarihten sonra, evlenerek terk tarihine kadar davacıya ait malları kullanımı onun rızasını gerektirir. Davalı kadın da dava konusu taşınmaz da dahil olmak üzere, 5.4.2007 tarihinde evlilik birliği içinde edinilmiş mallara ½ oranında katkı payının dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için davacı aleyhine dava açmış olup, dava konusu ev ve bir kısım mallar için kısmen kabul edilmiştir. O halde, boşanma kararının kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar davalının davacıya ait taşınmazı ve menkul malları kullanımı kötü niyetli olup, ecrimisille sorumlu tutulmalıdır.Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde talebin reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap