23. Hukuk Dairesi
(Muhalif) Muhalefet Şerhi Uyuşmazlık, asıl davada haciz yoluyla takipte düzenlenen sıra cetveline itiraz, karşı davada ticari işletme rehin sözleşmesinin geçersizliğinin tesbiti isteminden kaynaklanmaktadır. Dairemizin Sayın Çoğunluğu özetle, sıra cetveline itiraz davalarında genel mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, ticaret mahkemesinin davaya bakamayacağını gerekçe göstererek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Ticaret Mahkemeleri ve Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki görev ilişkisi 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı yasa ile değişik 5 nci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 2. fıkrasına göre; "bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla, özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere ticaret mahkemesinde bakılır." hükmü ve aynı maddenin 3. Fıkrasında "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" hükmü yer almaktadır. Ticari sayılan davaların neler olduğu ise 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Bu maddenin 1. fıkrasında "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;.. " denilmek suretiyle tarafları tacir olmasa dahi ticari dava sayılacak haller sayılmıştır. Bu kapsamda ticari davaları, tarafların sıfatına veya işin niteliğine, ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın açık yasal düzenlemeler nedeniyle ticari dava sayılan mutlak ticari davalar, tarafların tacir sıfatına sahip olduğu ve tarafların ticari işletmesini ilgilendirmesi nedeniyle ticari dava sayılan nisbi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlığın yukarıda anlatılan kriterlere göre mutlak ticari dava olmadığı açıktır. Zira İİK'nın 235 nci maddesinde yer aldığı üzere iflas sıra cetveline ilişkin kayıt kabul, terkin davalarının ticaret mahkemesinde görülebileceğine ilişkin bir hüküm haciz yoluyla takipte düzenlenen sıra cetveline ilişkin İİK'nın 142 nci maddesinde bulunmamaktadır. O halde, uyuşmazlık nispi ticari dava kriterlerine göre değerlendirilmelidir. Buna göre; somut olayda hem davacı hemde davalı ticaret şirketi olup TTK 16. madde gereği tacir sıfatını taşımaktadır. Dolasıyla her iki tarafında tacir olmasına ilişkin ilk koşul somut olayda mevcuttur. Uyuşmazlık ise her iki tarafından aynı borçludan olan alacağından kaynaklanmaktadır. TTK'nın 3. maddesi bu kanunda düzenlenen hususlarla "bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir" hükmünü içermektedir. TTK'nun 64 ncü maddesine göre her tacir ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ticari defterlerine kaydetmek zorundadır. Alacak-borç ilişkisinin karşılıklı sözleşmelerden veya ticari ilişkilerden doğmuş olması koşulu aranmamıştır. Sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme, hangi hukuki sebebe dayalı olarak doğmuş olursa olsun her tacirin alacağını veya borcunu işletmesinin mali ve iktisadi durumunu etkilediğinden bir başka deyişle ticari işletmesini ilgilendirdiğinden ticari defterine kaydetmek zorundadır. Bir başka deyişle bir şikretin alacağının ticari işletmesiyle ilgili olmadığı kabul edilemez. Kaldı ki somut olayda davacı şirketin alacağı TTK'da düzenlenen kambiyo senedinden davalı şirketin alacağı ise ticari işletme rehninden kaynaklanmaktadır. TTK'nun 4/f maddesi gereği kredi alacağı ticari nitelikte alacaktır. Davanın tarafları olan her iki şirketin alacağıda ticari işletmeyi ilgindiren TTK'nun 64 ve 66 ncı maddesi gereğince her tacirin ticari defterlerine ve envanterine kayıtlı olması gereken ticari nitelikte alacaktır. Bu durumda, uyuşmazlık, TTK'daki nisbi ticari dava kriterlerine göre, hem her iki tarafında tacir olması hemde her iki tarafında ticari işletmesini ilgilendirmesi nedeniyle nisbi ticari dava niteliğinde olup, TTK'nun 4 ve 5 nci maddesine göre davaya ticaret mahkemesinde bakılması usul ve yasaya uygun olduğundan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın