9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2020/521 E. , 2020/2713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, iş aktinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, davacının asgari ücret+sefer primi ile çalıştığını, ayda ortalama 2 sefer yaptığını, sefer başı 450-500 Euro verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ettiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, ücretinin asgari ücret olduğunu, UBD’den uluslararası tır şoförlerinin aylık sefer sayısının ve sefer başı ne kadar yolluk aldıklarının sorulması gerektiğini, davalının İtalya için 150 Euro, orta Avrupa ülkeleri,...Cumhuriyeti için 200 Euro, Almanya, Fransa için 250 Euro ödediğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemenin ilk kararı, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/5959 E. sayılı bozma ilamı ile özet ve sonuç olarak; " 2-Öncelikle taraflar arasında iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği uyuşmazlık konusudur. Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, davalı ise davacının istifa ettiğini savunmuş ve dosyaya davacıya atfen imza taşıyan istifa dilekçesi sunmuştur. Mahkemece bu belge değerlendirilmemiştir. Bu nedenle dilekçeye karşı davacı asıla bizzat diyecekleri sorulmalı, bilirkişi raporunda ayrılış bildirgesinden bahsedilmiş ise de dosya kapsamında ayrılış bildirgesine rastlanmadığından, ayrılış bildirgesi getirtilmeli ve delilleri toplanıp değerlendirildikten sonar fesih olgusu açıkça belirlenmeli, sonucuna göre kıdem ve ihbar tazminatına karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
3.Hükme esas bilirkişi raporunda tanık beyanına ve emsal ücret araştırmasında belirtilen ayda ortalama 2 sefer yapıldığına dair beyana göre ayda 2 sefer kabul edildiği anlaşılmaktadır. Oysa davacı yurt dışı sefere çıkmaktadır. Yurda giriş ve çıkış kayıtları mevcuttur. Bu nedenle davacının yurda giriş -çıkış kayıtları celbedilerek son 1 yıllık sefer sayısı bulunarak sonuca gidilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. Diğer taraftan davacının hangi ülkelere sefer yaptığı konusunda tanık beyanlarında açıklık bulunmamaktadır. Taraf vekillerinden ve davacı asıldan bizzat bu konuda beyan alınmalı taraf tanıkları davacının hangi ülkere sefer yaptığı, İtalya’nın bir noktasından diğer Avrupa ülkelerine /şehirlerine mi sefer yaptığı ve tarafların ve davacının açıklamaları hakkında yeniden dinlenip, emsal ücret araştırmasındaki “Euro” olarak belirtilen sefer primi miktarı da diğer deliller ile birlikte ele alınıp aylık sefer primi miktarı belirlenmelidir." gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/5959 E. sayılı bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: Taraflar arasında davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakedip haketmediği hususunda uyuşmazlık vardır. Dava dilekçesinde iş aktinin davalı tarafından haksız feshedildiği, cevap dilekçesinde davacının istifa ettiği ileri sürülmüştür. Dosyada, davacının imzasını taşıyan 05/08/2004 tarihli istifa dilekçesi mevcuttur. Bu istifa dilekçesinde “02/02/2002 tarihinde işbaşı yaptığım firmanızda 05/08/2004 tarihleri arasında çalıştığım süre zarfında geçinmekte zorlandığımdan dolayı istifamı arz ederim” yönünde açıklama mevcuttur.
Davacı asıl, bozma sonrası duruşmada istifa dilekçesi hakkında “Dilekçenin üst tarafında ki yazı bana aittir ancak altında ki yazı benim değildir beyanlarda benim değildir ben yukarıda ki beyanları imzaladığımda aşağıda ki yazı yoktu ben sefer atamadığımdan dolayı iş verene bana yeni seferler vermelerini söyledim onlarda kabul etmedi beni işten çıkardılar bu yazıyı haklarınızı vereceğiz imzala diye bana imzalattılar güvendiğimden dolayı imzaladım, bu yazıyı işi bıraktığım gün imzaladım daha doğrusu çıkarıldığım gün imzaladım yazılar benimdir imzalar bana aittir” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili, “Müvekkilin bu celsede ki beyanına bir diyeceğimiz yoktur müvekkil diğer şoförlere göre daha az sefer yaptığını ve kazancının düşük seviyede kaldığını bu nedenle sefer sayısının diğer şoförlere göre eşitlenmesini talep etmiştir bu sebeplerle işten çıkarılmıştır ancak hakları ödeneceği söylenerek istifa dilekçesi imzalatılmıştır” yönünde beyanda bulunmuştur. SGK, ayrılış bildirgesinin bulunmadığını bildirmiştir.
Dosya kapsamından istifa dilekçesinin irade fesadı ile verildiğinin ya da davacının haklı fesihte bulunduğunun ispatlanamadığı, davacının beyanlarının soyut olduğu anlaşılmaktadır. Dava istifa dilekçesinden yaklaşık 8 yıl sonra açılmıştır. Mahkemece haklı neden içermeyen istifaya değer verilerek, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine , 20/02/2020 günü oybirliğiyle karar verildi.