12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2011/26353 E. , 2012/10884 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Üsküdar 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/08/2011
NUMARASI : 2011/219-2011/496
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, borçlu M. A. A.’ye örnek 7 numaralı ödeme emrinin 28.02.2011 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen borçlunun ise yasal süreden sonra 23.03.2011 tarihinde icra dairesine verdiği dilekçe ile borca itirazlarını bildirdiği, ayrıca ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve takipten 23.03.2011 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi istemi ile 24.03.2011 tarihinde icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır. 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Öte yandan, Hukuk Genel Kurulunun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 esas ve 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere “..usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü İcra Mahkemesi önüne getirmesi gereklidir.” Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.
Mahkemece borçlunun öğrenme tarihi olarak kabul edilen 15.03.2011 tarihli haciz tutanağında o sırada borçlunun hazır olduğuna dair bir saptama ve borçluya ait imza ya da imzadan imtinaya dair bir kaydın bulunmadığı belirlenmiştir. Haciz tutanağında açıkça borçlunun haciz sırasında hazır olmadığı yazılıdır. Haciz tutanağında işyeri çalışanının hazır olduğuna ilişkin yazılı olan ibare borçlunun takibi öğrendiği sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, borçlunun takibi bu tarihte öğrendiği kabul edilemez. Bu durumda, borçlunun bildirdiği öğrenme tarihinin aksi yazılı belge ile ispatlanamadığına göre, öğrenme tarihinin 23.03.2011 olduğunun kabulü zorunludur. Bu tarihe göre 24.03.2001 tarihinde icra mahkemesine yaptığı şikâyet de İİK. nun 16/1.maddesinde öngörülen yedi günlük yasal sürededir. O halde, mahkemece borçlunun tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik şikayetinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, istemin süre aşımı nedeniyle reddi isabetsizdir.