Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2019/2985
Karar No
K. 2020/5155
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2019/2985 E.  ,  2020/5155 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı ... vekili avukat ...ile davacı vekili avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı asıl davada, davalı kurum ile aralarında fon adına açılmış açılacak icra takipleri ile her türlü davaların takibi için 8.3.2004 tarihinde avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, yapılacak işlerin üç kısımda teslim edildiğini, görevini sürdürürken takip ettiği ve sulhen çözüm aşamasına getirdiği İbrahim Öztürk adlı borçluya ait dosyanın davalı tarafından tesliminin istendiği, ihtirazi kayıtla teslim ettiği ve bilahare başka dosyalar nedeniyle iki makbuz düzenleyerek ücretini talep ettiğini, davalının dosyayı ihtirazi kayıtla teslim etmeyi gerekçe göstererek ücret ödemelerini durdurduğunu beyan ettiğini, bu nedenle 22.11.2004 tarihli davalıya gönderdiği ihtarla avukatlık sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini ve dosyaları da talep üzerine teslim ettiğini, haklı fesih nedeniyle takip ettiği tüm işler için ücretini talep ettiği halde ödenmediğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.200,00 TL ücret alacağının 23.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Birleşen davada ise; asıl davada verilen kararın temyizi üzerine Yargıtayca, sözleşmenin haksız feshedildiğine ve bu nedenle ancak fesih tarihi itibari ile tahsil edilen veya sonuçlanan işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebileceğine karar verildiğini, vekalet sözleşmesinin fesih tarihi olan 22.11.2004 tarihinden önce kısmen ya da tamamen tahsilatla tasfiye olan 3 adet dosyadan kaynaklanan vekalet ücreti alacaklarının tahsili talebiyle ek dava açtığını ileri sürerek ve asıl dava ile birleştirme talepli olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 37.478,01 TL vekalet ücreti alacağının, fesih ihtarnamesi ile verilen sürenin sona erdiği 09.12.2004 tarihinden bu yana işlemiş 38.554,23 TL yasal faizi ile olmak üzere toplam 76.041,24 TL’nin, asıl alacağa dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, asıl ve birleşen davanın davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma üzerine asıl davanın kabülü ile taleple bağlı kalınarak 5.200,00 TL vekalet alacağının 09/12/2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada hüküm altına alınan 5.200,00 TL vekalet alacağının mahsubuyla 32.287,01 TL vekalet alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl davada 5.200,00 TL asıl alacağa faiz işleterek hüküm altına alınmakla bu miktarın mahsubuyla kalan alacak miktarı olan 32.287,01 TL vekalet alacağı yönünden 09/12/2004 tarihi ile birleşen dava tarihi itibarıyla hesaplanan 30.416,64 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1.Asıl dava yönünden yapılan incelemede ; asıl davada davacı avukat, haklı fesih nedenine dayalı olarak ödenmeyen ücretlerinin tahsilini istemiş, mahkemece, bozma üzerine davanın kabulüne, 37.487,01 TL ücret alacağı olduğunun tespiti ile talep gibi 5.200,00 TL’nin 9.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2013 tarih ve 2013/20326 E. - 28960 K. sayılı ilamı ile davacının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, bu itibarla davacının fesih tarihinde tahsil edilerek yada sonuçlanarak kesinleşen işlere ilişkin sözleşmeye göre talep edebileceği vekalet ücreti alacağı konusunda gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre ve taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında mahkemece alınan ek raporda alacak miktarının 151.850,67 TL olarak hesaplandığı bildirilmiş, itiraz üzerine alınan raporda ise 140.307,26 TL alacak hesaplanmıştır. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/481 E. sayılı dosyasının birleştirilmesi sonrasında alınan bilirkişi ek raporunda asıl alacak yönünden 146.046,47 TL, davacının dosyaya ibraz edilmemiş protokoller için vekalet ücreti hesaplaması talebi kabul görecek ise, bu protokoller nedeniyle hesaplanan vekalet ücretilerinin hesaplanan vekalet ücreti alağına ilavesiyle toplam talep edilebilecek alacağın 170.118,47 TL olarak hesaplandığı, birleşen dava dosyasında talebe bağlı olarak toplam 37.487,01 TL vekalet ücreti alacağının 09.12.2004 tarihinden itibaren dava tarihine kadar işlemiş yasal faizin 35.315,41 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Mahkemece, gerekçede bozma ilamı kapsamı, asıl ve birleşen dosya kapsamı değerlendirilerek alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı belirtilmiştir. Ne var ki; alınan ek bilirkişi raporlarında alacak miktarına ilişkin farklı rakamlar tespit edilmiş olup, mahkemece, bu raporlardan hangisinin benimsendiği ve dolayısıyla alacak miktarının ne olduğu kararda gösterilmemiştir. Oysa ki, kısmi dava niteliğinde olsa da davacının talep edebileceği miktarının tam ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, bundan sonra taleple bağlı kalınarak alacağın dava konusu yapılan bölümü ile ilgili hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece, bilirkişi ek raporlarından hangisinin ve neden kabul edildiğinin gerekçeleri gösterilerek kararda belirtilmesi ve böylece alacak miktarının tamamı belirlendikten sonra, taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi gerekirken, bu yapılmayarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2.Birleşen dava yönünden yapılan incelemede; davacı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/481 E. sayılı dosyası üzerinden birleştirme talepli olarak ek dava açmış, davalı davaya cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Ne var ki, mahkemece, ek dava yönünden zamanaşımı itirazı hakkında bir karar verilmemiştir. Davalının zamanaşımı itirazı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı itirazı hiç tartışılmaksızın yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

3.Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl dava yönünden, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün birleşen dava yönünden BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının birbirlerinden alınarak birbirlerine verilmesine, peşin alınan 31,40 TL. harcın istek halinde davacı-bir.dos.davacısına iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog