Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2017/4348
Karar No
K. 2020/3729
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2017/4348 E.  ,  2020/3729 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı SGK tarafından hakkında açılan istirdat davası neticesinde bekar olduğu beyanı ile yetim aylığı bağlandığı, ancak başvuru tarihinde evli olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 19.09.2000 tarihinden 16.07.2008 tarihine kadar almış olduğu yetim aylığı toplamı 41.688,70 TL’nin yasal faizi ile tahsiline karar verildiğini, sonradan yapmış olduğu araştırmada adına maaş hesabı olduğunu ve bu hesaptan maaşın her ay davalı abisi tarafından dava dışı dayısı ... ...’a miras işlerini halletmesi için vermiş olduğu 27.10.2000 tarihli vekaletname ile çekildiğini öğrendiğini, ancak yetim aylığı başvuru dilekçesi ve bekar olduğuna ilişkin beyan ve taahhüt belgesini kendisinin vermediğini ve imzaların kendisine ait olmadığını, davalı abisine maaş çekmesi için verilmiş bir vekaletname olmadığı gibi vekaleten çekilen paraların da kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile mahkeme kararı ile ödeme yükümlülüğü altına girdiği 41.688,70 TL’nin 18.08.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davacı eldeki dava ile dava dışı SGK tarafından hakkında açılan dava neticesinde hüküm altına alınan 41.688,70 TL yetim aylığının kendisinin başvurusu olmaksızın bağlandığını ve vekaleten davalı abisi tarafından tahsil edilip kendisine verilmediğini ileri sürerek davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiş; mahkemece, yetim aylığı bağlanması talebi ile yapılan başvuruların bizzat davacı tarafından yapıldığı, yargılama sırasında banka tarafından gönderilen ve maaş çekme işlemlerine dayanak ... 2. Noterliğinin 23 Kasım 2001 tarihli vekaletnamesinin davacı tarafından kabul edilerek bu vekaletname ile davalının tahsil ettiği paraların iadesine ilişkin talebin iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, davacının bu yönde bir ıslah dilekçesi veya herhangi bir delil sunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava, davalının vekalet görevini kötüye kullanması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (T.B.K. md. 506/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (T.B.K.md. 508/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Somut olayda, yargılama sırasında getirtilen banka kayıtlarından davalının 23.11.2001 tarihli vekaletname ile davacı adına açılan maaş hesabından para çektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, davacının söz konusu vekaletname ile davalı tarafından çekilen paraların davalıdan tahsiline ilişkin talebi iddianın genişletilmesi mahiyetinde kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının talebi yargılamanın başından itibaren vekaletin kötüye kullanılması ve vekaleten davalı tarafından çekilen paraların kendisine teslim edilmediği iddiasına dayanmakta olup, verilen vekaletnameye ilişkin bilgilerin yanlış gösterilmiş olması iddianın genişletilmesi olarak kabul edilemez. Bu itibarla mahkemece, banka kayıtları ve vekalet sözleşmesi hükümleri gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2.Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, ikinci bent uyarınca davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/05/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.