13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülmekte olan davanın yargılaması sırasında davacıların tedbir talebinin reddine ilişkin olarak tensip tutanağı ara kararı ile karar verildiği, ancak gerekçeli ve ayrıntılı bir karar yazılmadığı anlaşılmaktadır. Geçici hukuki koruma niteliğinde bulunan ihtiyati tedbir kararının nasıl yazılacağı HMK’ nun 391. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre ihtiyati tedbir kararında; a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılmalıdır. Bir mahkeme kararında bulunması gereken hususlar ise HMK’ nun 297. maddesinde sayılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. Yine Anayasa’ nın 141/3. madde hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını emretmektedir. Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da İstinaf ve Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir. HMK' nın 394/5 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi halinde istinaf kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak istinaf edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle verilen kararın gerekçeli karar şeklinde yazılması, taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde istinaf edilmiş olması gerekmekte olup, esasen istinaf denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine görede, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. ( aynı nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2013 tarih 2013/21-1791 esas 2013/1676 karar sayılı ilamı, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2013/7082 esas 2013/6234 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2013/4353 Esas - 2013/6732 Karar sayılı ilamı ) İstinaf konusu kararın ( Tedbir talebinin reddine ilişkin Tensip Tutanağı 2/c nolu ara karar ) gerekçeli karar şeklinde yazılarak taraflara tebliğe gönderilmediği anlaşıldığından, istinaf incelemesi mümkün değildir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince HMK' nın 391/2., 297/1 maddeleri ve 1982 Anayasası' nın 141. maddesine uygun olarak yazılmamış olan "tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın " HMK' nın 391/2., 297/1 maddeleri ve 1982 Anayasası' nın 141. maddesine uygun olarak gerekçeli karar olarak yazılması ve taraflara tebliğe gönderilerek HMK 347/2 maddesindeki süreler de dolduktan sonra yeniden gönderilmesi için, dava dosyasının mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın