16. Hukuk Dairesi
Davalıya ait ... tescil numaralı ... markasının, 19,36 ve 42. sınıflarda, 13.05.2010 tarihinden itibaren koruma altına alındığı ve 05.02.2013 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Davacı firmanın, "... A.Ş.” unvanı ile marka sahipliğini gösteren, tecili yapılan markanın ... tescil numaralı ... markasının 11. sınıftaki (atık su arıtma cihazı) 16.03.1990 tarihi itibariyle koruma altına alındığı 24.05.1990 tarihinde tecil edildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince alınan 29/04/2015 tarihli raporda: davacıya ait ... tescil numaralı "...” ibareli markanın, tescilli olduğu 11. sınıftaki "atık su arıtma cihazı" ile kısmı hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait markanın tescilli olduğu 42. sınıftaki "bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri, mühendislik hizmetleri, bilgisayar hizmetleri, proje hizmetleri, inşaat mühendislik ve mimarlıkla ilgili proje hizmetleri" arasında bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasının tescilinden evvel davacı firmanın gerçekleştirmiş olduğu işler kapsamında davacının 42. sınıfta yer alan "mühendislik hizmeti, bilgisayar hizmeti, proje hizmeti, İnşaat mühendislik ve mimarlıkla ilgili proje hizmeti" vermiş olduğu, 42. sınıfta yer alan anılan hizmetlerin niteliği itibariyle hitap edilen tüketicinin/müşteri kitlesinin bilgi ve dikkat düzeyinin yüksek olduğu göz önünde bulundurulduğunda ibareler arasında bir karıştırma ihtimali veya işletmeler arasında bir bağlantı ihtimalinin doğmayacağı, beyan edilmiştir. Bilirkişilerin 26/08/2015 tarihli ek raporunda sonuç olarak; eskiye dayalı kullanım yoluyla gerçek hak sahipliğine dayanarak davacının davalı markasının 42.sınıfta hükümsüzlüğünü talep edebilmesi için ibareler veya işletmeler arasında halk nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunması gerektiği, halk nezdinde karıştırma ihtimalinin oluşup oluşmadığının da somut olayın ilgili tüm unsurları nazara alınarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı markası altında verilecek hizmetin hitap ettiği müşteri kitlesinin dikkat düzeyinin ortalama seviyedeki tüketiciye/müşteri çevresine nazaran yüksek olduğu, davacının hitap ettiği müşteri kitlesinin dikkat seviyesinin ve söz konusu hizmeti almadan evvel yapacağı araştırma ve süreç göz önünde bulundurulduğunda, işletmeler arasında bir bağlantı ihtimalinin bulunmadığı, farklı iki alanda yapılan projelendirme, mühendislik hizmetleri gibi hizmetlerin aynı olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, bu bakımdan atık su arıtma tesisi kurulumu hizmeti alacak olan firmalar ile yapı alanında hizmet alacak olan şahıs ve profesyoneller nezdinde davacı ile davalı tarafından verilen hizmetlerin birbirleri ile karıştırılma ihtimallerinin veya davacı ile davalı firma arasında bir bağ olduğu düşüncesinin ortaya çıkma ihtimalinin olmadığını beyan etmişlerdir. İlk derece mahkemesince alınan 24/03/2016 tarihli raporda: davacı Firmanın çalışma alanları, özel uzmanlık alanları gerektiren mühendislik hizmetleri olduğu, davacı firma tarafından verilen hizmetler içerisinde, yapı müteahhitliği, yap-sat hizmeti gibi hizmetlerin yer aldığının, dosya kapsamından tespit edilemediği, davacı firmanın uzmanlık alanları kapsamında verdiği hizmetleri gerçekleştirebilmek için kurduğu tesislerin yapı inşaatı kısmının da, davalı firmanın hizmet alanı olan konut vs. inşaati ile ilgili yapı inşaası alanı ile ilgisi bulunmayıp farklı inşaat hizmeti alanlarında olduğunun tespit edildiği, davacı firmanın, reklam broşürleri ve dosya kapsamından anlaşılan faaliyet alanları bakımından, müşteri çevresinin tüzel kişiler olduğu davalının ise, konut inşaatı alanında yap-sat hizmeti verdiği, sıradan bir kullanıcının, dava konusu ‘...” kelimesini, çok sık kullanılan Google.com arama sitesinde araştırma yapmak için yazdığında çıkan 321 bin sonuç içinde, davalı firmanın ismine ve reklamına rastlanmadığı, arama sitesine “...” olarak arama yapıldığında da çok az bilgiye ulaşıldığı, bunun yanında "..." kelimesi olarak sorgulandığında İzmir, İstanbul gibi illerde, büyük konut projeleri ve inşaat hizmeti veren benzer markalı firmalara rastlanmadığı, davacı firmanın verdiği hizmetler, mühendislik, bilgisayar, projelendirme, mimarlık, inşaat mühendisliği, araştırma hizmetleri vb. hizmetler bu alanlardaki özel uzmanlık isteyen hizmetlerden olduğu, davalı firma gibi genel yapı hizmeti veren bir firma tarafından verilemeyeceği beyan edilmiştir. Bilirkişilerin 30/05/2016 tarihli ek raporunda: davalının, davacıya ait "..." kökenli markanın daha önce 11. sınıfta tescil ettirdiği "..." markasını, 19, 36, 42, Sınıfta tescil ettirildiği göz önünde bulundurulduğu, davacının daha önce tescilli markasında yer alan ve 42. Sınıftaki hizmetler bakımından, gerek şirket unvanı gerekse daha önce 11. Sınıfta tescili bulunan "..." kelimesini içeren markası için , davalının hizmet çevresi ve tüketicileri bakımından karıştırılma ihtimali olabileceği, davacıya ait markanın kendi tüketici çevresi bakımından İse, bu çevresinin uzmanlık isteyen tüketici çevresi olması nedeniyle karıştırma ihtimalinin olmayacağı, markaları oluşturan kelime, harf ve şekil unsurları bir bütün olarak değerlendirilip; markaların bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında, markalar arasında bulunan benzerliğin, davalı tarafça tescili yapılan sınıfta, davacıya ait hizmetin verildiği coğrafi alandaki tüketici çevresi bakımından karışıklığa neden olabileceğini beyan etmişlerdir. G E R E K Ç E:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın